<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ders Yerimiz... &#187; transistor</title>
	<atom:link href="http://www.dersyerimiz.com/index.php/tag/transistor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dersyerimiz.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Nov 2010 19:48:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Radyo, Televizyon, Transistor</title>
		<link>http://www.dersyerimiz.com/index.php/radyo-televizyon-transistor.html</link>
		<comments>http://www.dersyerimiz.com/index.php/radyo-televizyon-transistor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 17:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fen Bilgisi Dersi]]></category>
		<category><![CDATA[radyo]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[transistor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersyerimiz.com/?p=1906</guid>
		<description><![CDATA[RADYO , TELEVİZYON , TRANSİSTOR • RADYO Yayınlanan elektromanyetik dalgaları alıp, duyulabilen sese çeviren devrelerden oluşmuş cihaza radyo denir. İlk radyo yayını 1907 de Berlin ile Kopenhag arası bir söz iletiminde yapıldı. 1910 da A.B.D.de bir müzik iletimi, 1914 de Belçika’da bir konser iletimi gibi cesaret verici olmayan birkaç deneme sonrası 1920 şubatında Büyük Britanya ‘da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>RADYO , TELEVİZYON , TRANSİSTOR</strong></p>
<p><strong>• RADYO</strong></p>
<p>Yayınlanan elektromanyetik dalgaları alıp, duyulabilen sese çeviren devrelerden oluşmuş cihaza radyo denir.</p>
<p>İlk radyo yayını 1907 de Berlin ile Kopenhag arası bir söz iletiminde yapıldı. 1910 da A.B.D.de bir müzik iletimi, 1914 de Belçika’da bir konser iletimi gibi cesaret verici olmayan birkaç deneme sonrası 1920 şubatında Büyük Britanya ‘da başladı. Radyonun yaygınlaşması ise ancak 1955 yılında transistorlu alıcıların kullanımıyla başlar. Başlangıçta ulusal veya bölgesel hizmet veren radyo yayınlarında, kilometrelik dalgalar (uzun dalga) ve hektometrelik dalgalar ( orta dalga) kullanılıyordu. 1930- 35 arası, dekametrelik dalgalarla (kısa dalga) yapılan yayınlar deniz ötesi ülkelere erişme olanağı sağladı. Böylece radyo iletişim dünyasının vazgeçilmez araçlarından biri haline geldi. <span id="more-1906"></span></p>
<p><strong>Radyonun çalışma prensibi ise kısaca şöyledir</strong>;</p>
<p>Ses dalgaları farklı frekanslarda titreşir; bu titreşimler mikrofonlarla toplanır ve elektrik sinyallerine dönüştürülür. Bu sinyaller amplifikatör denen yükselteçlerden geçirilerek güçlendirilir ve ardından osilatör denilen vericide  üretilmiş daha yüksek frekanstaki  taşıyıcı dalgaların üzerine bindirilir. Bunun için her iki dalganın üst üste gelmesi gerekir.Bu işleme modülasyon ve işlemi yapan cihaza modülatör denir. Devreden çıkan akım tekrar amplifikatörde yükseltilir ve ses sinyalleri şeklinde antene ulaşır, oradan da elektromanyetik dalgalar biçiminde yayılır. Radyo alıcısında ise taşıyıcı dalgalar anten tarafından alınır, radyo frekans yükselticisinde güçlendirilir.Ses frekansları dedektörde ayrılır ve yeniden yükseltgenerek  elektrik salınımları olarak hoparlörlere gönderilir ve burada ses titreşimlerine dönüştürülür.<br />
<strong>• TELEVİZYON</strong></p>
<p>Duran ya da hareketli cisimlerin ,sesli olarak uzak yerlerden görülmesi ve duyulmasını sağlayan aletlere televizyon denir.</p>
<p>İlk televizyon görüntüsünü 1926 da İskoç mühendis John Logie Baird yayımlamıştır. Önceleri titrek ve noktalar halinde  olan görüntü giderek iyileştirilmiştir. İlk renkli televizyon gösterisi de yine aynı kişi tarafından 1928 de yapılmıştır. Ticari amaçlı renkli televizyon sistemleri<br />
ise bundan 25 yıl sonra geliştirilmiştir.</p>
<p>Televizyonun çalışma prensibi genel olarak radyonunkine benzer. Radyoda sadece ses dalgaları elektromanyetik dalgalar haline dönüştürülmüştür, televizyonda ise ses ve görüntü dalgaları birlikte elektromanyetik dalgalar haline dönüştürülmüş ve üst üste bindirilmiş halde yayımlanır. Televizyon da bu dalgaları alır ve yine ayrı ayrı ses ve görüntüye dönüştürür.</p>
<p><strong>Televizyonun çalışma prensibi kısaca şöyledir</strong>;</p>
<p>Televizyon kamerası, televizyon ekranına aktarılmak üzere bir sahneyi kaydeder. Renk bilgisi kameradaki katot ışınlı üç tüpte toplanır ve elektromanyetik dalga haline gelir. Kaydedilen ses titreşimleri de elektromanyetik dalga haline getirilir ve stüdyolarda birleştirilip verici antenlere gönderilir. Televizyon alıcısının anteni aracılığıyla bu dalgalar cihaza gelir. Görüntü ve ses dalgaları devreler yardımıyla ayrılır ses titreşimleri alıcının hoparlörüne gider. Görüntü ise, alıcıdaki her biri, bir birincil renk için  olan üç elektron tabancasına gönderilir. Her tabanca aldığı sinyale göre değişen bir elektron demeti salar.Demetler alıcı aygıttaki katot ışınlı tüpün iç yüzeyine düşer. Bu yüzey flüoresan dediğimiz fosforışıl özellik gösteren bir kimyasal karışımdan oluşmuş noktalarla kaplıdır.Bu noktalar üzerine elektron demeti düşünce ışıldar. Tabancalar ile ekran arasında yer alan bir elek, her tabancadan çıkan demetin yalnızca kendine uygun renkteki noktaya vurmasını sağlar.Televizyon resmi bu demetlerin değişimiyle oluşur. Elektron demetinin tüm ekranı saniyede 16-50 kez taraması, gözümüzün ışın hareketini hissetmemesini sağlar.Böylece seri ve net bir görüntü elde edilir.</p>
<p><strong>• TRANSİSTOR</strong></p>
<p>Transistor, elektrik sinyallerini yükseltebilen , denetleyebilen, üretebilen, modülasyon ve dedeksiyon yapabilen  bir aygıttır ve bu niteliğiyle elektronik çağını başlatan en önemli buluştur.</p>
<p>1948’ de transistoru geliştiren A.B.D.’ li mühendisler Bardeen, Brattain ve Schockley, bu buluşları sayesinde, 1956 senesi Nobel Fizik Ödülü ‘ nü paylaşmışlardır. Transistor ,silisyum, germanyum, selenyum gibi yarı iletken bir maddeden yapılır. Elektronik sanayisinde, örneğin televizyon alıcılarının, hi-fi ses sistemlerinin, işitme cihazlarının, bilgisayarların yapımında kullanılır. Bugün tekil transistorların yerini tümleşik devreler almaktadır. Tümleşik develerde, çip ya da yonga denen çok küçük ve ince bir yarı iletken madde diliminin üzerinde oluşturulmuş binlerce transistor ve başka elektronik devre elemanları bulunur.</p>
<p><strong>Transistorların çalışma prensipleri ise şöyledir</strong>;</p>
<p>Transistorlar elektrik direncinin değişmesine dayalı olarak çalışırlar.Transistorun , toplayıcı,baz ( taban) ve yayıcı olarak adlandırılan üç bağlantısı vardır.Baz bağlantısında elektrik akımı olmadığında , toplayıcı ile yayıcı arasındaki direnç o kadar yüksektir ki, bu iki bağlantı arasından hemen hiç akım geçemez.Ama, baz bağlantısından küçük bir akım aktığında , toplayıcı ile yayıcı arasındaki dirençte çok büyük bir azalma olur ve dolayısıyla da, toplayıcı ile yayıcı arasından akım geçebilir. Böylece transistor küçük bir akımın yardımıyla büyük bir akımı denetleyebilir. Transistor bir anahtar olarak kullanıldığı zaman, baz bağlantısına küçük bir akım beslendiğinde, güçlü bir elektrik akımının devresini tamamlamasına izin verir.Bir yükseltici ya da bir üreteç olarak kullanıldığında ise ,zayıf bir sinyali güçlendirir. Zayıf sinyal,küçük bir elektrik akımı biçiminde tabana beslenir. Bu da toplayıcıdan yayıcıya büyük bir akımın geçmesine izin verir  ve böylece de güçlü bir sinyal üretilmiş olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersyerimiz.com/index.php/radyo-televizyon-transistor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

