Mar 07

Bernhard   RIEMANN
Alman matematikçi
(1826 – 1866)

Göttingen’de Gauss’un daha sonra Berlin’de Jakobi  ve Steiner’in öğrencisi oldu. Karmaşık değişkenli fonksiyonlar kuramı tezi bu kuramı tümüyle altüst etti. Bir noktada, bu noktaya ulaşan yola göre çok sayıda değer alan diferansiyelleşebilir fonksiyonlardan yola çıkarak ve geçiş çizgileriyle bağlı, bindirilmiş düzlemlerden, yapraklardan oluşan bir Riemann yüzeyi üzerinde değişkeni dolaştırarak bu fonksiyonları bir biçimli hale getirdi. Fonksiyonlar kuramıyla yüzeyler kuramı arasındaki bağları inceleyerek topolojinin temellerini attı; Riemann’ın bu bilim dalının yaratıcısı olduğunu söyleyebiliriz.1854’te bir fonksiyonun trigonometrik serilerle gösterilmesini konu alan doçentlik tezinde, türevleşmeyen sürekli bir fonksiyon örneği verdi.Aynı incelemesinde Cauchy’nin kuramından daha genel bir integralleme kuramı geliştirdi; bu kuram, süreksizlik bakımından sayısız bir sonsuzluğu olan sınırlı fonksiyonlara uygulanabiliyordu. Oysa Cauchy’nin kuramı, yalnızca parça parça sürekli fonksiyonlar için geçerliydi. Sayılar kuramında zeka fonksiyonunun, asal sayıların aritmetik kuramı için önemini gösterdi. Riemann eğriliği pozitif olan katlı uzaylar üzerinde, koşutsuz, öklidçi olmayan bir geometri geliştirdi. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

Mar 07

Pisagor (M.Ö. 596 – 500)

Samos’lu Pisagor’un, Milattan önce 596 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Doğumu gibi ölüm tarihi de kesin değildir. Bugünkü adıyla bilinen Sisam Adasında 596 veya 582 yılında doğmuştur. Hayatı hakkında çok az bilgiler vardır. Bu bilgilerin birçoğu da kulaktan kulağa söylentiler biçiminde gelmiştir. Fakat, önceleri doğduğu yer olan Sisam Adasında okuduğu, daha sonraları Mısır ve Babil’e giderek oralarda bilgilerini ilerlettiği ve ülkesine geri dönerek dersler verdiği söylenir. Kendisinden önceki bilgilerin tümünü öğrenmiş ve derlemiştir. Kendisi, bir Yunan filozofu ve matematikçisidir. Ülkesinde hüküm süren politik baskılardan kaçarak, İtalya’nın güneyindeki Kroton şehrine gelmiş ve ünlü okulunu burada açarak şöhrete kavuşmuştur. Yarı söylentilere göre felsefe okulunun kurucusudur. Bu okul aynı zamanda dini bir topluluk ve o zamanın politikasına oldukça egemendir. Yine söylentilere göre, Pisagor’un matematik, fizik, astronomi, felsefe ve müzikte getirmek istediği yenilik, buluşlar ve ışıkları hazmedemeyen bir takım siyaset ve din yobazları halkı Pisagor’a karşı ayaklandırarak okulunu ateşe vermişler, Pisagor ve öğrencileri bu okulun içinde alevler arasında M.Ö. 500 yıllarında ölmüşlerdir. Bu nedenle Pisagor ve yaptıkları hakkında az bilgiler bize kadar gelmiştir. Pisagor’un ve öğrencilerinin yaptıklarının birçoğu bu alevler arasında yok olup gitmiştir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Mar 07

MATEMATİK BİLİM ADAMLARI

1-Anaksagoras

Yunan Felsefecisi. MÖ 462 de yurdu olan Anadolu’dan Atina’ya göçtü. Anaksagoras tam  anlamıyla bir akılcıydı. Ona göre yeryüzünü oluşturan süreç neyse,diğer gök cisimlerini oluşturanda  oydu. Bu nedenle yeryüzü ile gökteki diğer cisimler aynı maddeden yapılmıştı. Yıldızlar gezegenler  alev alev yanan kayalardan oluşuyordu. Güneşte yaklaşık Polonez(Mora Yarımadası) büyüklüğünde(21.000 km kare) akkor halinde bir kayaydı. Anaksagoras Atina’da 30 yıldan fazla hocalık yaptı. Ancak sonunda akılcılığını anlamayan ya da çekemeyen bağnaz resmi ideolojinin  kurbanı  oldu. Dinsizlikle suçlanarak tutuklandı ve mahkemeye verildi. Kendisi resmi ideolojiyle mahkemelik olan bilim olan bilim adamlarından belkide ilkiydi.  Arkadaşı ünlü devlet adamı Perikles’in üstün çabaları ve tanıklığı ile beraat etti, ama Atina’da kalmadı. Hellespont’a çekildi ve orada öldü. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: ,

Şub 28

BİLİM FELSEFESİ

A) Bilim Felsefesine Giriş

     Felsefe “var olan” her şeyi konu alır.  Bilimde bir varlık alanıdır.  Bu nedenle bilim, felsefenin konuları içinde yer alır.  Bilimi konu alan felsefe disiplinine bilim felsefesi denir.

1) Bilimin Tarih İçindeki Gelişimi

     Taşların, âlet olarak kullanıldığı çağa nasıl “Yontma Taş Devri” denilmişse çağımıza da “Bilgi Çağı” denilmiştir.  Bilim, bir süreçtir ve tarihsel bir boyutu vardır. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,