Mar 11

Sınıfta Motivasyon

Motivasyon bir canlıyı belli bir davranışa yöneltmekte rol oynayan güçleri anlatan bir kavramdır. Başka bir deyişle, istekleri, arzuları, gereksinmeleri, dürtüleri ve ilgileri kapsayan genel bir kavramdır.

 Hümanistik yaklaşımın önde gelen isimlerinden Abraham Maslow’a göre, insanı davranışa iten nedenler onun ihtiyaçlarıdır, ve bu ihtiyaçlar hiyerarşiktir. Önceki ihtiyaç en azından birazcık karşılanmadan bir sonraki ihtiyaç ortaya çıkmaz. Önceki ihtiyacın giderilmesi için kendisinden sonraki ihtiyaç feda edilebilir ancak kendisinden öncesi feda edilemez.
 
Robinson Crusoe adaya ilk düştüğünde parçalanan gemiden sahile vurmuş birkaç yiyecek paketini topladı, daha sonra da birkaç parça eşyadan açıktan ve yağmurdan kurtulmak için korunacak kapalı bir yer yaptı. Önce yiyeceklerini daha sonra da kapalı bir yeri düşündü.

Gestalt Psikolojisinin aktif taraftarlarından biri olan Kurt Lewin ise insan davranışının, gerilimlerin sürekli görünümünü, hareketi ve rahatlamayı kapsadığını düşünmüştür. Gerilim – hareket – denge sıralaması, ihtiyaç – faaliyet – rahatlama sıralamasına benzemektedir. Her ne zaman bir ihtiyaç hissedilse bir gerilim hali yaşanır ve organizma dengeyi yeniden oluşturmaya çalışarak bu gerilimi çözmek için harekete geçer. Burada gerilim motivasyon veya ihtiyaç anlamındadır ve Lewin, bir amaca ulaşıldığında gerilimin boşaldığını düşünmüştür.  

Lewin’in bu “gerilim sistemi” önermesinin bir deneysel çalışması 1927 yılında Bluma Zeigarnik tarafından gerçekleştirildi. Deneklere bir dizi görev verildi ve bunların bir bölümünü tamamlayıp kalanları tamamlayamadan çalışmaları bölündü. Durumla ilgili olarak Lewin’in sisteminden şunlar tahmin edilebilirdi: (1) Yerine getirmesi için bir görev verildiğinde denekte bir gerilim sistemi oluşur. (2) Görev tamamlandığında bu gerilim dağılır. (3) Görev tamamlanmadığında, gerilimin sürmesi büyük bir ihtimalle görevin hatırlanması ile sonuçlanır.

 Zeigarnik’in sonuçları, deneklerin tamamlanmamış görevleri, tamamlanmış görevlerden daha kolay hatırladıkları  yönündeki tahminleri pekiştirmiştir. Dürtü davranışa geçirilemediğinde doyuma ulaşılamıyor.

 İnsan gelişebilmek ve yaşamını sürdürebilmesi için durmaksızın öğrenmeye mahkum bir varlıktır. Sınıf amaçlı bir öğrenmenin gerçekleşmesi için oluşturulmuş formal bir ortamdır. Bu ortamın en önemli etkileşim öğesi de öğretmendir. Sınıfta motivasyonu sağlayarak başarının artması öğretmenin görevidir.

 Motivasyon eksikliği günümüz eğitim sisteminde önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Öğrencilerdeki öğrenme güçlükleri, dikkat dağınıklığı, ilgisizlik ve disiplin olayları, bazı derslerden zevk alamamaları, etkinliklere katılma isteksizlikleri hatta okula gelmekten hoşlanmamaları gibitemelinde motivasyon eksikliği bulunan bir çok sorun yaşanmaktadır. Her öğrenci, öğrenim yaşantılarının çeşitli aşamalarında değişik nedenlerle motivasyon eksikliği sorununu yaşamıştır.

 Öğrenme motivasyonunu etkileyen içsel ve dışsal etkenler vardır. Dışsal etkenler çok çeşitlidir. Ailenin tutumu, sorunları, öğretmenin dış görünüşü, öğretme teknikleri, öğrencilere karşı davranışları, sınıf ortamının özellikleri gibi bir çok etken bulunmaktadır. İçsel etkenler olmadan çoğu zaman dışsal etkenler motivasyonu sağlamaz. Bir Fransız atasözü der ki: “Bir atı suya götürebilirsiniz ama ona zorla su içiremezsiniz.” Çünkü suyun içirilmesi “susamışlık” ihtiyacına bağlı bir olaydır. İşte öğrenci de öğrenme isteği duymazsa ona öğretemezsiniz.

 Burada W. Glasser’in Denetim Kuramı’ndan bahsetmeden geçemeyeceğim. Denetim Kuramı, kimsenin başka birine dayatarak bir şey yaptıramayacağını öne sürüyor, yönetici de çalışanlarına zorla kaliteli iş yaptıramaz. Öyleyse yöneticinin görevi, öyle bir tarzda yönetmektir ki çalışanlar-yada öğrenciler- kendilerinden yapılmasını istenenle, kalite olduğuna inandıkları şey arasında güçlü bir bağlantı kurabilsinler. Burada iki tip yönetim ve dolayısıyla iki tip öğretmen çıkıyor karşımıza. Patron yönetici (öğretmen) ve lider yönetici (öğretmen). Bu iki yöneticinin temel özellikleri şunlardır.
Patron Yönetici:
1. Patron, genellikle işçilere danışmadan onların yapacağı işlleri ve standartları belirler. Patronlar uzlaşma çabasına girmezler; işçi, patronun tanımladığı işe kendini uyarlamak zorundadır.
2. Patron işçilere işin nasıl yapılacağını göstermek yerine söyler ve daha iyi nasıl yapılabileceğini işçiye pek sormaz.
3. Patron yada patronun görevlendirdiği biri, işi denetler, yada işe değer biçer. Patron tarafından bu değerlendirmeye dahil edilmeyen işçiler, yalnızca durumu kurtaracak kalitede iş çıkarmakla yetinirler.
4. İşçiler direndiğinde, patron baskı  -çoğunlukla ceza- uygular ve hemen hemen istisnasız olarak, onları, söylenenleri yapmaya zorlar. Böylelikle çalışanlarla yöneticilerin birbirine karşıt olduğu bir çalışma ortamı yaratır.

Lider Yönetici:
1. Lider, işçileri, yapılacak işin kalitesine onu yapmak için gereken zaman yönelik tartışmalarını sağlar ki işçiler işe katkı yapma fırsatına sahip olabilsinler. Lider, işi, çalışanın becerilerine uydurmak için sürekli çaba gösterir.
2. Lider (yada liderin görevlendirdiği bir işçi) işi gösterir yada örnekler ki işi yapacak olan işçi, yöneticinin tam olarak ne beklediğini görebilsin. Aynı zamanda, çalışanlardan sürekli, işin daha iyi nasıl olabileceğine yönelik katkıları beklenir.
3. Lider, işçilerin kendi çalışmalarının kalitesini denetlemelerini ister. Lider, işçilerin, işin kalitesinden anladıklarına inandığını ve bu yüzden işçilere bu konuda kulak vereceğini hissettirir.
4. Lider işçilere hem en iyi araçları sunar, hem de karşıtlık ve zorlama içermeyen  bir ortam oluşmasına öncülük eder.

Örneğin matemetik derslerinde büyük ölçüde patronca yönetim egemendir ve öğrenciler güçlük çekerler. Buna karşılık, lider-öğretmenler, matematiği tanımlayarak, onun neden öğretildiğini ve öğrencilerin bunu yaşamlarında nasıl kullanacaklarını açıklayarak işe başlar. Mümkünse, farklı kültürlerden gelen başarılı insanların, matematiği yaşamlarında nasıl kullandıkları ve öğrenmelerine neden değdiğini anlattıkları video kasetler gösterilir. Lider-öğretmen, çaba gösteren her öğrencinin matematiği öğrenebileceğini söyler.

Glasser de  güdülenmenin özünü anlamak için önce şunu bilmemiz gerektiğini savunur. Denetim Kuramı’na göre tüm insanlar, genetik yapılarına işlenmiş beş temel gereksinimle doğarlar: yaşamını sürdürme, sevgi, güç, eğlence ve özgürlük.Yaşam boyu gereksinimlerimizi en iyi karşılayacak hayatı yaşamaya çalışırız. Okulda yapmamız istenenler, bu gereksinimlerin en az birini karşılamıyorsa, bizden bunları isteyen öğretmeni umursamayız ve işi kötü yaparız yada hiç yapmayız.

 İnsanları yönetme durumunda olanlar için, gereksinimlerin bilincine varmak, yardımcı olmaktan öte temeldir. Lider-öğretmen ile patron-öğretmen arasında, yönettikleri kişilerin gereksinimlerini karşılama yolları açsından, büyük ayrım vardır. Lider öğretmenler insanlara ne yapmaları gerektiğini, nasıl ve niçin yapmaları gerektiğini anlatıp bunu yapmanın onlar için en iyi şey olup olmadığını tartışırlar. Diğer yandan patron öğretmenler, temelde öğrencilerin gereksinimleriyle pek ilgilenmez. Bu tür öğretmen öğrencileriyle dostluk kurmaya çalışmaz ve işi, yapıldığı ortamdan çok daha önemli görür. Patron öğretmen başarısızlık durumunda sisteme değil, öğrenciye yüklenir. Düşük notlarla dolu bu gergin ortamda ancak az sayıda öğrenci gereksinimlerini karşılayabilir. Öğrencilerin bir çoğu denemekten vazgeçecektir.

 Patron öğretmen, adil olmak için, sıkı çalışan öğrencileri ödüllendirmek isteyecektir, ama öğrencilerin elde edebileceği, iyi notların dışında çok az değerli ödül vardır. Burada patron-öğretmen öğrencilere, onlar için  – kendi inançlarına göre- neyin en iyi olduğunu söyleyerek ödül gücünü, öğrencilerin gereksinimlerini hesaba katmadan,  onlara yönelik bir baskı aracı olarak kullanırlar. Lider-öğretmenler ise notu asla bir baskı aracı olarak kullanmazlar, notların asıl amacının öğrencilerin bilgi düzeyini göstermek olduğunu bilirler ve öğrencilere de bunu anlatırlar.

Etkin öğretmenler öğrencilerinin etkin bir biçimde derse katılmalarını sağlayan öğretmenlerdir. Öğrencilerin güdülenmişliğini koruyan etkinlik çeşitliliğine ek olarak  soru sorma, öğrencilerin içeriği açık bir biçimde anlamalarına yardım etme ve öğrenci anlamalarını izleme gibi nitelikler ile donanık öğretmenlerdir. En etkili öğretmenler sınıf ortamında üst düzeyde bir etkileşim sağlar ve bu etkileşimi etkinlikler süresince korurlar. Böyle bir sınıf ortamında  öğretmen sunularından daha çok öğrenci-öğrenci, öğrenci-öğretmen diyalogları gözlenir.

Patron öğretmenlerin güdülenme anlayışı dıştan güdülenme üzerine kurulmuştur. Bu kişiler tüm güdülenmemizin içten olduğunu anlayamamışlardır. Sık sık öğrencilerin güdülenmediklerinden yakınırlar ama onları çalışmaya ikna etmeyi bilmediklerini pek söylemezler. Baskıya inanmayı sürdürdükçe bu gerçeği kabul etmeyeceklerdir.Güdülenmeyi anlayamazlar çünkü anlayışları çoğu kişinin ki gibi uyaran-tepki kuramına uygundur. Bu kurama göre davranışımız neredeyse tümden, dışarıdaki uyaranlarca güdülenir. Örneğin, öğrencilerin seslerini kesmelerinin nedenini, öğretmenlerinin böyle istemesi olduğuna inanırlar. Oysa öğrenciler, ancak öğretmenin isteğinin, kendi yararlarına olduğuna inandıklarında seslerini keserler, yoksa konuşmaya devam ederler. Davranışa neden olan belli bir anda ne istediğimizdir. Dıştaki olay (uyaran) neden gibi görünebilir, ama asla değildir.  Belki öğrenciler baskıyla bir süre susacaklar fakat asla sessiz durmayacaklar, tekrar gürültü edecekler, çünkü susmanın kendilerine bir yararı olmadığını düşünmektedirler.

 Sonuç olarak diyebiliriz ki sınıfta motivasyonun sağlanması için kesinlikle yukarıda bahsedilen, Glasser’in lider-öğretmen diye nitelendirdiği eğitimcilere ihtiyaç vardır. Öğrencilerinin gereksinimlerini her şeyin üstünde tutan, öğrencilerine neyi, niçin öğreteceğini anlatarak, öğrenmenin en üst düzeyde gerçekleşebilmesi için onları yüreklendiren, “kes sesini ve sana söyleneni yap” geleneksel yaklaşımından uzak, hoşgörülü, sabırlı öğretmenler sınıfta motivasyonu yükseltecekleri gibi eğitimde kaliteyi de sağlayacaklardır.

admin tarafından yazılmıştır


“Sınıfta Motivasyon” Konusu 1 kere Cevaplanmış

  1. 1. online Says:

    cok tesekkurler ilginc

Yorum Yaz