Psikolojik danışma ve rehberlik; okulda başarı ve akademik gelişme, bireysel ve toplumsal ilişkiler, kişisel, eğitsel ve meslekî gelişim alanlarında grupla veya bireysel olarak öğrencilere, ihtiyaçlarını karşılamaları, sorunlarını gidermelerinde sistemli ve profesyonel bir yardım süreci ve hizmetleridir.
Bu nedenle de psikolojik danışma ve rehberlik uygulamaları bir hizmetler grubudur ve formal yol ve yöntemlerle kazanılmış profesyonel bilgi, beceri ve ehliyet gerektirmektedir.
Gelişmiş ve demokratik toplumlarda eğitim-öğretim faaliyetlerinin önemi, eğitimden beklentiler ve beklentilerin yayıldığı alan giderek artmaktadır. Eğitimden beklenilenlerin genişlemesine ve yaygınlaşmasına karşın, eğitim etkinliklerinde hala “öğretim”in temel alınması, çağdaş eğitimde yetersiz bir yaklaşım ve tutum olarak görülmektedir. Öğrencinin yetenek ve becerilerinin en üst düzeyde gelişmesinde yalnızca öğretimin yapabilecekleri sınırlı olup, okullarda başka tür hizmet ve etkinliklere de ihtiyaç duyulmaktadır.
Çağımızda eğitimdeki etkili ve önemli gelişmelerden biri de, “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” hizmetlerinin okullarda yer almasıdır. Bu hizmetler öğrencinin gelişiminin (gelişimin tüm alanlarında), bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını mümkün kılmıştır. Bu da okulun ve öğretimin etkinliğinin artmasına yol açmıştır.
Rehberlik Hizmetlerinin Genel İlkeleri
Rehberlik hizmetleri yürütülürken bazı ilkelerin göz önüne alınması gerekir. Bu ilkeler kısaca şöyle özetlenebilir:
Her birey seçme özgürlüğüne sahiptir: Toplumdaki tüm kısıtlı olanaklara rağmen bireyin önünde birçok seçenekler bulunabilir; rehberlik çalışmalarıyla bireye seçenekler tanıtılarak uygun seçimi yapmasına yardımcı olunur.
Rehberlik hizmetlerinde insana saygı esastır: Saygı; her insanın, ırk, din, cinsiyet, sosyal, ekonomik, kültürel farklılığı ne olursa olsun değerli olduğunu kabul etmektir.
Rehberlik hizmetlerinden yararlanmada gönüllülük esastır: Bu hizmetlerden yararlanmanın özünde gönüllülük olmakla birlikte, sınıf ortamında grup rehberliği yapılırken tüm öğrencilerin etkinliklere katılımı gerekmektedir. Böyle durumlarda öğrencilerin konulara istekli hâle getirilmesi için çaba gösterilir.
Rehberlik yaşam boyu yararlanılabilecek bir hizmettir: Bireyin gelişimi, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu nedenle rehberlik hizmetleri sürekli olarak sunulur.
Rehberlik hizmetlerinin bireysel boyutunda gizlilik esastır: Rehber öğretmen (psikolojik danışman), danışanın (öğrencinin) sırlarını başkalarına açıklamaz. Danışman aradaki güven duygusunun kaybolmaması için danışanın anlattıklarını onun izni olmadan kişi ya da kurumlara iletmez. Ayrıca, sınıf öğretmeni de öğrenci ile ilgili özel bilgileri rehberliğin amaçları dışında kullanmaz.
Rehberlik hizmetleri ilgililerin iş birliği ile yürütülmelidir: Rehberlik hizmetleri, rehber öğretmenin (psikolojik danışmanın) öncülüğünde, yöneticiler, öğretmenler, diğer okul personeli ve veliler ile iş birliği içinde yürütülür.
Rehberlik tüm öğrencilere açık bir hizmettir: Bu hizmetlerin özünde çıkabilecek sorunları önleme ve bireyi tüm yönleri ile geliştirme vardır. Rehberlik çalışmaları, sadece sorunlu ve uyumsuz bireylere sunulan bir hizmet olmayıp tüm öğrencilere yöneliktir.
Rehberlik hizmetlerinde bireysel farklılıklara saygı esastır: Her insanın kendine özgü olduğunu, ilgi, yetenek ve değerleri bakımından var olan farklılıklarını kabul etmektir.
Rehberlik hizmetleri hem bireye hem de topluma karşı sorumludur: Bu hizmetler ile bireye kendi istekleri ile toplumun beklentileri arasında bir denge kurabilmesi için yardımcı olunur.
Rehberlik hizmetleri eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır: Eğitim sürecinde ortak amaca ulaşabilmek için rehberlik, yönetim ve öğretim hizmetleri birbirleriyle tutarlı bir biçiminde yürütülür.
Eğitim Sisteminde Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı
Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının amacını ortaya koyabilmek için öncelikle, “kendini gerçekleştirme” (self-actualizing) kavramından hareket etmekteyiz. Bu kavram alan literatüründe önemle üzerinde durulmaktadır ve insan ihtiyaçları arasında en üst düzeydeki ihtiyaç olarak belirlenmektedir. Buna göre, insanın davranışlarına yön veren ana güdü, insanın kendini gerçekleştirme güdüsüdür.
Kendisini gerçekleştirmekte olan bireyin taşıdığı özellikler, aslında, psikolojik sağlığı yerinde olan çağdaş insanda bulunması gereken özelliklerdir. Bunlar genel olarak şöyle özetlenebilir:
Kendini gerçekleştirmekte olan birey daha yeterli bir kişiliğe sahiptir ve daha verimlidir. Kim olduğunu gerçekçi biçimde algılayabildiği gibi, kim olabileceği hakkında da tutarlı bir görüşe sahiptir. Hem kendisi hem de başkaları hakkında iyi düşüncelere sahiptir. İnsan değerlerine saygı duyar, benimser, geliştirir. Kendini gerçekleştirmekte olan birey geçmişten daha çok geleceğe dönüktür, yaratıcıdır. Kendine saygı duyar, kendini olduğu gibi kabul eder, duygularını açığa vurmaktan kaçınmaz. Değişmeye ve yeni yaşantılara açıktır. Kendini değişmekte olan dünyanın yine değişmekte olan gerçek bir parçası olarak görür.
Kendini gerçekleştirme birey için yaşam boyu süren bir süreçtir. Her bireyin bunu belirli bir dönemde belirli bir gerçekleştirme düzeyi bulunmaktadır. İşte eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin amacı öğrencinin eğitim-öğretim yaşantısı dahilinde kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır ve bu amaç anlaşılacağı üzere Eğitim Sistemimizin genel amaçlarıyla da büyük ölçüde uyum içerisindedir. Bu nedenledir ki, öğretimi temel alan bir yaklaşımla eğitim sistemimizin genel amaçlarını gerçekleştirmek olası görülmemektedir.
Bununla birlikte, söz konusu hizmetlerin amacını gerçekleştirmede, uygulamalarda, Ülkemizin toplumsal özellikleri de tabii ki dikkate alınmak durumundadır.
İlköğretim Düzeyinde Rehberlik
Eğitimimizde ilk örgütlü rehberlik çalışmalarının 1955’te başlamasına karşın halen bu hizmetlerin eğitim sürecimizde yeterli düzeyde işe koşulduğunu söylemek olanaksızdır. Burada varolan hizmetlerin çoğunluğunun rehberlik ve araştırma merkezleri ve orta öğretim kurumları bünyesinde yürütüldüğü de bir gerçektir. Bu durum, eğitimimizde bu hizmetler konusunda özellikle ilköğretim kurumlarımızın göz ardı edildiğini göstermektedir. Bu okulların rehberlik gereksinimlerinin bir kısmı artık tüm illerimiz ve bazı büyük ilçelerimizde de kurulan rehberlik ve araştırma merkezleri yoluyla karşılanmaya çalışılsa da amaca ulaştığı söylenemez.
İlköğretim düzeyinde öğrencilerin yaşı gereği gelişimsel rehberliğe ihtiyaçları vardır. Ülkemizde, temel bir eğitim olarak tüm yurttaşlarımıza verilen, ilköğretim zorunludur. Bu nedenle bu eğitimden hemen hemen tüm ülke nüfusunun yararlandığı varsayılabilir. Üstelik bu eğitimi alanların büyük bir kısmı da üst eğitime devam etmemektedir. Diğer bir deyişle ilköğretimdeki kazanımlarıyla yaşamlarını sürdürmektedir. Bu yüzden ilköğretim düzeyindeki eğitimin niteliğini yükseltmek son derece önemlidir. İşte rehberlik hizmetlerinden beklenen de bu eğitim kademesinde çocuğun sağlıklı gelişmesi, çevresine uyumlu, dengeli bir birey olarak yetişmesi için ona yardımcı olabilmektir.
Ülkemizde ilköğretim kuruluşlarında rehberlik gereksinmesi yukarıda belirtilen önemi dikkate alınarak, özel eğitim uzmanlarımızın gayretleri ile gündeme getirilmiş, rehberlik ve araştırma merkezlerinin kuruluşu ile ilköğretim düzeyinde örgütlü rehberlik hizmetlerinin uygulanmasına başlanmıştır.
Ülkemizde sekiz yıllık zorunlu ve temel eğitimde rehberlik hizmetlerini gerekli kılan nedenler şu şekilde özetlenebilir:
• Değerler, alışkanlıklar ve tutumlar gibi yetişkin davranışını belirleyen olgular çok erken yaşlarda kazanılmakta ve de ileriki zamanlarda değiştirilmesinde büyük güçlükler ile karşılaşılmaktadır. Bu gerçek kişilik eğitiminin sistemimizde çok erken yaşlarda ele alınmasını gündeme getirmiştir.
• İlköğretimde, öğrenciler arasında bireysel farklılıkların çok yoğun olarak görüldüğü bir eğitim düzeyidir. Bu yaştaki çocuklar arasında özürlü olanların eğitimin verimliliği açısından belirlenip ayrılması zorunluluğu vardır.
• Ayrıca, üstün yetenekli çocukların bu yeteneklerinin erken teşhisi, onlara uygun gelişim imkânlarının sağlanmasına imkân verecektir. Rehberliğin, programlara ayırma işlevi,ilköğretim düzeyinde çeşitli olgular ve nitelikler yönünden farklılık arz eden çocukların teşhisi ve uygun eğitim programlarına ayrılmasında kendini göstermektedir.
• Ülkemizde zorunlu eğitimden sonra çalışma hayatına atılacak olan çocukların yetenek ve ilgilerine uygun işlere yerleştirilmelerinde “Rehberlik Hizmetleri”ne ihtiyaç duyulmaktadır.
Rehberliğin genel amacı her gelişim döneminde sağlıklı ve uyumlu bir gelişim sürdürebilmesine ve kendini gerçekleştirmesine yardım etmektir. Bu genel amaç doğrultusunda ilköğretim düzeyindeki rehberlik amaçlarını aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.
1. Çocuğun kendini tanımasını ve anlamasını sağlamak. Kendi ilgileri, yetenekleri, özellikleri ile çevresindeki fırsat ve olanaklar arasındaki ilişkileri anlamasına yardımcı olmak.
2. Sağlıklı bir toplumsallaşmayı gerçekleştirmek.
3. Çocuğun sorumlu ve amaçları olan bir birey olarak yetişmesine yardım etmek.
4. Çocuğun, öz-yönetim öz-denetim, problem çözme ve karar verme konularındaki gelişimine yardım etmek.
5. Çocuğun kendisi hakkında olumlu kavramlar ve tutumlar geliştirmesine, kendini kabul düzeyini artırmasına yardım etmek.
İlköğretimde Rehberlik Hizmetlerinin Genel Karakteristikleri
İlköğretim okullarında yürütülen rehberlik hizmetleri öğrencilerin gelişim düzeyleri açısından bazı özellikler taşır:
İlköğretim kurumlarında rehberlik hizmetlerinin yürütücüsü “Sınıf Öğretmeni”dir.
İlköğretim kurumlarında; zihin yetersizliği, organ eksikliği veya duygusal gelişim bozukluğu gibi sebeplerle başarısız çocukların, bu alanlarda uzman kişilerce incelenmesi ve özel sınıflarda eğitilmesi gerekmektedir.
İlköğretimde Meslek Rehberliği
İlköğretim, temel becerileri kazandıran bir eğitim olduğu kadar, öğrencileri bir üst eğitime veya hayata hazırlayan bir eğitim sürecidir de. Bu açıdan bakıldığında; ilköğretimde meslekler ve iş olanakları hakkında öğrencilere yararlı bilgiler sunma, onları bilgilendirmek ve onları meslekleri incelemeye güdülemek, temel rehberlik hedeflerinden biridir.
İlköğretimde meslek rehberliğinin faaliyetlerinden belli başlıcaları şunlardır:
• Yetenekler konusunda bilinçlendirme
• İlgiler ve istekler konusunda bilinçlendirme
• Meslekî değerler konusunda bilinçlendirme
• Bireysel özellikler konusunda bilinçlendirme
• İlköğretim sonrası eğitim seçenekleri konusunda bilinçlendirme
• Muhtemel meslekler hakkında açıklayıcı bilgiler vermek.
Rehberlik hizmetlerinin gelişmiş olduğu ülkelerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nde “Amerikan Okul Danışmanları Derneği” (ASCA) tarafından 1984 yılında tekrar ele alınan ilköğretim düzeyinde rehber uzmanının görev tanımı şöyle ifade edilmektedir:
Okul danışmanı, gelişimsel rehberlik programları ile ilkokul öğrencilerinin sosyal, kişisel, eğitsel ve mesleki alanlarda beceriler kazanmasına bireysel ya da grup çalışmaları ile yardımcı olur.
Bu gelişimsel rehberlik anlayışının gelişmiş ülkelerde de kabul edildiğini göstermektedir. Bununla birlikte ilköğretim düzeyinde öğrencilerin, diğer rehberlik alanlarına da gereksinmesi vardır. Öğrencilerin bu ihtiyaçlarını inceleyen Nelson (1972) bu gereksinmeyi şu ana başlıklar altında toplamıştır:
1. Düzeltici rehberlik
2. Kısa süreli ya da acil yardıma olan ihtiyaçlara yönelik rehberlik
3. Araştırmaya, keşfetmeye olan ihtiyaca yönelik rehberlik
4. Gelişimsel ihtiyaçlara yönelik rehberlik (Akt, Akman, 1992:4)
Bu sınırlamalar çeşitli araştırmacılar tarafından başka başlıklar altıda farklı sayılarda da verilmiştir. Ama bunlarda ki ortak noktalar yukarda sıralanan sınıflamadır.
1. Düzeltici Rehberlik:
Bu kavramdan kasıt öğrencilerde görülen olumsuz davranışların düzeltilmesi yanında özellikle psiko-sosyal gelişim açısından sağlıklı bir benlik tasarımı kazanmasının sağlanması kastedilmektedir. Özellikle toplumumuzda yaygın olarak görülen otoriter ana-baba tutumundan kaynaklanan ve çocukların kimi zaman bütün benliğine ilişkin, kimi zaman da bazı özellikleri açısından kendini zayıf hissetmesi çok görülen durumlardır. Bu ise öğrenciyi yeni yaşantılara girmekten kaçırmakta, sürekli kendini başkalarına bağımlı hissetmelerine sebep olmaktadır. Bu temelde çocuğu başarısızlığa itmekte ve “ben yapamıyorum” , “ben hiçbir şeyi doğru ve düzgün yapamıyorum” gibi endişelerin yerleşmesi ve kendini baştan yenik hissetmesini doğurmaktadır.
İlköğretim kurumlarında bu anlamda yapılacak profesyonel rehberlik çalışmaları öğrencilerin değişik yaşantılar geçirerek kendi bireysel güçlerini keşfetmelerini, olumlu ve gerçekçi bir benlik saygısı geliştirmelerini sağlar ki, bu, ülkemizin en çok gereksinim duyduğu yetişmiş insan gücünün temelini atması anlamına gelir. Bu çalışmalarla birlikte okulda çok farklılık gösteren öğretmen tutumlarının ve sahip oldukları eğitim anlayışının sağlıklı bir şekilde gelişmesini ve yenileşmesi sonucunu doğurur.
Bu çalışmalar eğitimimizin temel problemlerinden biri olan velilerin eğitim sürecine yapıcı şekilde katılmalarını sağlamayı da daha kolay geçekleştirebilir ve ancak o zaman eğitimde yönetim-öğretim-veli üçgeninin birbirlerini destekleyerek eğitimde işe koşulması sağlanabilir.
2. Kısa Süreli ya da Acil Yardıma Olan İhtiyaçlar:
Çağ özelliği bakımından kritik dönemlerden olan ilköğretim yıllarında; öğrencilerin yakın çevrelerinde veya kişisel durumlarında oluşan değişiklikler dünyalarını daha fazla sarsıcı olabilmektedir. Örneğin yeni bir kardeşin doğması, okulda çok iyi anlaştığı arkadaşının herhangi bir sebeple okuldan ayrılması, ailesinde meydana gelebilecek ölüm, boşanma gibi değişimler lise öğrencisinden çok daha fazla sarsıcı olmaktadır. Bu gibi durumlarda olayları yetişkinlerin dünyasına göre değil çocukların içinde bulundukları dünyaları dikkate alınarak değerlendirilmesi ve çocuğa bu yaklaşımla yardıma çalışılması problemin daha kısa süreli ve sağlıklı çözümler sağlanması açısından önemlidir.
3. Araştırma ve Keşfetmeye Olan İhtiyaçlar:
Bu dönem çocuklarının baskın özelliklerinden belki de en önemlisi başarma ve iş yapma özlemleridir. Ancak bu istekler bazen velilerin bazen de öğretmenlerin yanlış tutumları sebebiyle öğrencide tepkiye dönüşebilmekte ve bu isteklerin yerini “kabul edilmiş yetersizlik”ler alabilmektedir. Temelde çocukların başarılarının tek boyutlu olarak değerlendirilmesinden kaynaklanan yaklaşımlar; okuma hızı, dört işlemi öğrenmesi, güzel yazı yazabilmesi gibi sınırlı ölçütler üzerinde durulması zamanla öğrenci tarafından da benimsenip diğer arkadaşları kadar başarılı olamayınca kendini tümüyle başarısız algılamasını ortaya çıkarabilir.
Bu tür farklılıklardan doğan gerilik-ilerilik, öğrencilerin tümüyle başarılı veya başarısız olarak değerlendirilmelerinde kullanılmamalıdır.
Öğrencilerin bu gibi bireysel farklılıklarının tespit edilmesi ve eğitiminde bu konuların dikkate alınması okullarda çalışan profesyonel rehberlik çalışmalarıyla mümkün olabilmektedir.
4. Gelişimsel İhtiyaçlar:
İnsan yaşamını inceleyen araştırmacılar, hayatı, çeşitli yaşlarda gösterilen özelliklere göre dönemlere ayırmışlardır. İncelemelerden elde edilen veriler, bu dönemlerde her kişinin gerçekleştirmesi gereken “gelişim görevleri” olduğunu ortaya çıkarmıştır. Genel olarak 6 – 11 yaşları olarak ayrılan ve ilkokul yıllarına tekabül eden dönemde çocuğun psiko-sosyal açıdan yukarıda da değinildiği gibi becerisi veya aşağılık duygusuna kapılabileceği dönem olarak değerlendirilir ve gelişim görevleri olarak okuma-yazmayı öğrenmek, basit matematiksel işlemleri öğrenebilmek, çevresiyle bağımsız olarak sosyal ilişkiler kurmak, arkadaş ve öğretmenlerini anlamak ve onlar tarafından anlaşılmak, duygularını kontrol etmeyi öğrenmek gibi konu ve durumları öğrenebilir.
Gelişim özellikleri ve görevlerinin bilinerek eğitimde işe koşulması, öğrencilerin sağlıklı gelişimlerinin düzeylerini takibi ve değerlendirilmesinde de rehberliğin yeri yadsınamaz. Özellikle okul öncesi eğitimin düşük seviyelerde olduğu bölgelerde çocukların yaşamında gerçekleşen en büyük değişim olan okula başlama ve öğretmenle yaşamayı öğrenmeyle başlayan bu dönem öğrencinin sonraki eğitim yaşamı ile birlikte tüm yaşamının temellerinin büyük ölçüde tamamlandığı dönemdir.
İlköğretimin ikinci kademesini kapsayan ve erginlik dönemi olarak adlandırılan yaşam döneminde öğrencilerde yine büyük sarsılmaların, sendelemelerin ortaya çıkabildiği dönemdir. Bu yaşlarda çocukluk dönemiyle yetişkinliğin ilk adımı olan ergenlik arsındaki geçiş dönemini yaşamaktadır ve her geçiş dönemi gibi büyük sıkıntılar yaşanır. İkincil cinsel özelliklerin görülmeye başladığı, boy artışlarının, ses değişimlerinin görüldüğü bu yıllarda öğrencilerin geçirdikleri yaşam dönemleri hakkında bilgilenmeleri ve geçirecekleri değişimler ve problemleri konusundaki ihtiyaçları rehberliğin gerekliliği konusunda yeterli bilgi vermektedir.
İlköğretimde rehberlik çalışmaları kısaca sıralanacak olursa şu çalışmaları yapar/yapabilir:
1. Çalışmaların genel akışı öğrencilerin karşılaştıkları çok çeşitli problemlerin çözümünde onlara yardımcı olmayı ve kendilerini gerçekleştirebilmeleri için uygun yönlendirmeleri kapsar.
2. Öğrencilerin çeşitli yaşantılara girerek araştırma ve keşfetmeye yönelik çalışmalar.
3. Öğrencilerin içinde bulundukları gelişim dönemi ve yaşayacakları dönemler hakkında bilgilendirici çalışmalar.
4. Çocukların bireysel kapasitelerinin ölçülerek kestirilebilmeli ve bu potansiyel ölçüsünde eğitim sürecinden en iyi şekilde yararlanmalarını sağlayıcı çalışmalar.
5. Eğitimin verimini artırmak için okul – veli ilişkisini geliştirmeye yönelik çalışmalar.
6. Çocukların ruhsal ve davranışsal problemlerinin çözümü yönünde çalışmalar.
7. Okulu bitirme durumunda olan öğrencilere saptanan ilgileri yönünde gidebileceği üst okullar hakkında doğru bilgilenmelerini sağlayıcı çalışmalar.
8. Ayrıca çocukların;
Akranlarıyla birlikte olma, paylaşma ve olumlu ilişkiler kurma ve bu becerileri geliştirici,
Sağlıklı cinsel kimlik gelişimini sağlayıcı etkinliklerle destekleyici,
Günlük yaşamda kullanılan kavramları geliştirmesine yardımcı,
Oyun becerilerini geliştirici,
Özel eğitime muhtaç çocuklara uygun eğitim ortamı sağlanmasına yönelik etkinlik ve çalışmalar yürütür ve bunların yürütülmesi için ilköğretim kurumlarında da profesyonel rehber uzmanlara ihtiyaç vardır.