Mar 02

PROGRAMLI ÖĞRETİM :

Programlı öğretim, ünlü psikolog Skinner’in  pekiştirme ilkeleri esas alınarak ortaya atılmış bir öğretim tekniği veya bir ders biçimidir. Programlı öğretim temelde, öğretimin bireyselleştirilmesi ve hatanın en aza indirilmesi gibi iki önemli yenilik getirmektedir. Bu öğretim biçiminin uygulanışı modern, daha da öte teknolojik araçlara ve yöntemlere bağlıdır. Programlı öğretim biçiminin bireyselleştirilmiş topluma uygun bir öğrenim yöntemi olduğu belirtilmektedir.

 Programlı öğretimin temelini oluşturan Skinner’in pekiştirme ilkeleri ve Programlı Öğretimi karakterize eden özellikler şöyledir.

a) Küçük Adımlar İlkesi : Bilgi üniteleri, adım adım öğrenciyi ilerlemeye
yöneltecek bir şekilde düzenlenmelidir. Bu adımlar bir ünitenin öğrenilecek en küçük birimini oluşturmalıdır.

 Programlı Öğretim, belli bir sıra etkiler sunar (Stimulus İlems).

b) Etkin Katılım İlkesi : Her bilgi ünitesi bir ilerleme aşaması oluşturmaktadır. Bu
aşamada bir alıştırma ya da bir soru bulunmaktadır. Soru, verilen bilginin kazanılıp kazanılmadığını yoklamaktan başka bilgi edinmede ve özümlemede de bir araç olmaktadır. Böylece soru bir işlemi, bir eylemi başlatmakta yani öğrenme olayını sağlamaktadır. Öğrenme işi öğrencinin kendisi tarafından yapılmaktadır. Böylece öğrencinin etkin katılımı sağlanmaktadır.

 Öğrenci bu etkilere karşı programda belirtildiği gibi reaksiyon gösterir (Response).

c) Başarı ilkesi : Öğrenciler hep başarmak zorundadırlar. Sorular da öğrencilerin
başarabileceği güçlük düzeyinde olmalıdır. Güçlüğü aşmak bir sonraki öğrenmeler için gerekli olan güdüyü oluşturmaktadır.

 Hemen takip eden başarı bildirimi öğrenciyi, öğrenim davranışında kuvvetlendirir (Reinforcement).

d) Anında Düzeltme İlkesi : Öğrenci soruyu cevapladıktan sonra cevapla
karşılaşmakta, böylece kendi kendini kontrol etmekte ve düzeltme de hemen yapılmış olmaktadır. Anında kontrol pekiştirmenin temel öğesidir.

 Öğrenim adımları kısa tutulmaktadır.

e) Dereceli (Kademeli) İlerleme ilkesi : İlerleme, aşamalı ve mantıklı olmalıdır.
Yapılacak işlemlerin düzeyi basitten karmaşığa, bilinenden bilinmeyene, kolaydan zora doğru olmalıdır.

 Öğrenci çoğu kez doğru cevaplar verir.

f) Bireysel Hız İlkesi : Öğrenci, zamanı kendine uygun olarak ayarlamaktadır.
Başarısızlık, ya da sınıfta kalma söz konusu değildir. Böylece sınıf ortamında öğrenciler arasında düzey farklılığının yarattığı olumsuzluklar da ortadan kaldırılmak istenmektedir. Sınıf geçmede belirli süre kuralı da geçersiz olmaktadır.

 Daima erişilen bilgi düzeyinden hareketle, öğrenci bilgisini, öğrenim amacına yönelik devamlı bir yaklaşma ile mükemmelleştirir.

 Programlı öğretim tekniğinde, öğrenci belirlenen hedef-davranışlara kendi algı hızıyla bireysel bir çalışma sonucunda ulaşmaktadır. Programlı öğretim araç ve yöntemleri, programlı öğretime göre hazırlanmış kitaplar ile programlı öğretim makinalarını ve bilgisayar destekli eğitim araç ve yöntemlerini kapsamaktadır. Şüphesiz programlı öğretim sadece öğretim-öğrenim makinalarıyla yapılmamaktadır. Metin halinde, yani kitap halinde programlı öğretimde program taşıyıcısı olarak kullanılan kitaplar bazı arzu edilmeyen etkinlikleri de beraberinde getirmektedir. Kendi başına, bağımsız çalışma için yeterli derecede motive edilmemiş bir öğrenci, kendine özgü cevabını vermeden önce, belli bir öğrenim adımı için olan cevabı, bu öğrenim adımını takip eden sayfada ya da öğrenim adını içinde verilen cevabı okuyabilir. Bu yolla, programlı öğretimin temelini oluşturan etki-tepki akışı bozuntuya uğramış olur ve öğrenim kuvvetlendirmesi etkisini göstermez. Bu durumda, anlaşılacağı gibi kuvvetlendirilmesi gereken öğrencinin kendine özgü  bir becerisinden söz edilemez. Kitap halindeki programlı öğretimin bu dezavantajını sadece öğrencinin iyi niyetine yönelen bir talimat yok etmeye çalışır. Keza program taşıyıcıları olarak başka araçlar da belirtilebilir. Sözgelimi, bantlar, dias, film perdesi, televizyon ekranları, vb.

 Ülkemizde programlı öğretim tekniğine uygun yazılmış kitaplar ve bilgisayar programları bulunmaktadır ancak uygulaması çok sınırlıdır. Bu kitapların alıştırma kitapları öğrencilere sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerde yararlı olabilir.

 Programlı öğretim, öğrenimin bireyselleşmesini gerçekleştirmektedir. Sınıf dersinin aksine, Programlı öğretimde her öğrenci kendi beceri düzeyine uyan, yanı, programın başlangıcı kendi bilgi düzeyine uyan programlarla çalışır. İkinci olarak öğrenci, kendi isteğine göre hızlı ya da yavaş çalışabilir. Programlı öğretim, bu bireyselleştirmeyi programın küçük dilimler halinde sunulması ve devamlı kuvvetlendirme ile gerçekleştirmektedir. (Ş.G. KÜLAHÇI 1985, S.10-19)

 Programlı öğretim bireysel kendi kendine öğrenme yöntemidir. Bilginin özel parçalanmaya temel öğelere ayrılarak belirli bir sıraya göre düzenlenip bireysel esasa göre öğrenebileceği  varsayımına dayanmaktadır.

 Programlı öğretim disiplin ve deneysel bir yaklaşımdır. Bir öğrencinin önceden belirlenmiş hedef ve davranışlara ulaşmasına yardım etmek üzere, deneysel olarak geliştirilmiş öğrenme tekniklerinin sistematik olarak uygulanmasıyla düzenlenmiş bir süreçtir.

 Programlı öğretimin anılan faydalarının yanında, öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci şahıs ilişkilerini ihmal etmesi, bütünsel ve verimli düşüncenin ilkelerini ihmal etmesi gibi dezavantajları vardır.

 Programlanmış içeriğin sunumunun optimal şekli, öğretim – öğrenim makinalarıyla olan şeklidir. Bu makinalara öğretim otomatları da denmektedir. Bu öğretim otomatı yardımıyla bilgileri öğrenciye, ekran üzerinde, elektrikli yazı makinaları üzerinden, bilgisayar üzerinden otomatik yönetilmiş olarak sunmak mümkündür ve bir sonraki öğrenim adımının verilmesi; öğrencinin verilmiş öğrenim adımına bir düğmeye basmak ya da yazılı ve sözlü bir biçimde otomata reaksiyon göstermesinden sonra gerçekleşmektedir. Böylece öğrenci daima eriştiği bilgi durumundan itibaren küçük adımlar halinde öğrenim amacına doğru yaklaştırılır.

 Sonuçta, özel olarak programlı öğretimin, genel olarak da modern ders araçlarının eğitime uygulanmasında dikkatli olunmalıdır. Çünkü Programlı Öğretimin uygulanan derse olan geri etkileri bilinmektedir.

 Programlı öğretim materyallerini hazırlamada 3 ayrı model kullanılmaktadır. Bunlar doğrusal, dallara ayrılan ve atlamalı program modelleridir.

 Buraya kadar açıklanan öğretme stratejileri, yöntem ve tekniklerinin kullanımı yıllık ve günlük planlarda belirtilen hedef ve davranışlara göre farklılık göstermektedir. Diğer bir deyişle, bilgi düzeyinde farklı yöntem ve teknik, kavrama ve uygulama düzeyinde farklı yöntem ve teknik kullanılması gerekmektedir. Buna göre, hedef ve davranışlara uygun stratejisi, yöntem ve tekniklerin neler olabileceğine ilişkin bir çizelge aşağıdaki gibi olabilir.

admin tarafından yazılmıştır


Yorum Yaz