SICAKLIK ÖLÇME YÖNTEMLERİ
Bir maddenin molekülünün ortalama kinetik enerjisi, bir maddenin bütün moleküllerinin toplam enerjisine ise ısı denir. Sıcaklık bir nevi ısı yoğunluğudur. Günlük konuşmalarda sıcaklık yerine ısı kelimesi yanlışlıkla kullanılmaktadır. Tariften de anlaşılacağı üzere sıcaklık ile ısı tamamen farklı terimlerdir. Bir kibrit alevinin sıcaklığı 3000C dir. Bir avuç içini dahi ısıtamaz;Ancak bir kalorifer radyatörünün dış sıcaklığı 50-600C dir. Fakat büyük bir odayı rahatça ısıtır. Devamını okuyun »
KAN GRUPLARI
İnsanda kan grupları çok alelle kalıtlanır. Kan grubu özelliğinden sorumlu üç alel vardır. Bunlar A, B; O genleridir. Her insanda bu genlerden yalnızca ikisi bulunur. Bu bakımdan insanda ( 1+2+3 = 6 ) 6 çeşit kan grubu genotipi vardır. A ve B genleri eşbaskın O geni A ve B ye çekinik olduğu için 4 çeşit fenotipte kan grubu vardır. Kan grupları alyuvar glukoproteinlerine bakılarak belirlenir. Devamını okuyun »
RADYO , TELEVİZYON , TRANSİSTOR
• RADYO
Yayınlanan elektromanyetik dalgaları alıp, duyulabilen sese çeviren devrelerden oluşmuş cihaza radyo denir.
İlk radyo yayını 1907 de Berlin ile Kopenhag arası bir söz iletiminde yapıldı. 1910 da A.B.D.de bir müzik iletimi, 1914 de Belçika’da bir konser iletimi gibi cesaret verici olmayan birkaç deneme sonrası 1920 şubatında Büyük Britanya ‘da başladı. Radyonun yaygınlaşması ise ancak 1955 yılında transistorlu alıcıların kullanımıyla başlar. Başlangıçta ulusal veya bölgesel hizmet veren radyo yayınlarında, kilometrelik dalgalar (uzun dalga) ve hektometrelik dalgalar ( orta dalga) kullanılıyordu. 1930- 35 arası, dekametrelik dalgalarla (kısa dalga) yapılan yayınlar deniz ötesi ülkelere erişme olanağı sağladı. Böylece radyo iletişim dünyasının vazgeçilmez araçlarından biri haline geldi. Devamını okuyun »
MADDENİN ORTAK VE AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ
ÖZ KÜTLE (YOĞUNLUK)
Maddelerin 1 cm3’ünün gram cinsinden kütlesine öz kütle denir. Öz kütle (d) ile gösterilir.
Kütle (m) ve hacim (V) arasında d=m/v bağıntısı vardır. Öz kütlenin birimi g/cm3 dür.
Saf maddelerin (element ve bileşik) öz kütleleri sabittir. Karışımların öz kütleleri ise sabit değildir.
Bir maddenin öz kütlesinden söz ederken sabit bir sıcaklıktaki öz kütlesinden söz edilmelidir. Sıcaklık değiştiğinde maddenin hacmi değişeceğinden öz kütlesi de değişir. Özellikle gazlardaki değişiklik daha belirgindir.
Öz kütle, maddenin karakteristik özelliği olmasına rağmen yalnız öz kütlesi bilinen bir maddenin hangi madde olduğu anlaşılamayabilir. Bir maddenin hangi madde olduğunun anlaşılabilmesi için birden fazla ayırt edici özelliğinin incelenmesi gerekir. Devamını okuyun »
IŞIK HIZI NEDİR?
IŞIK HIZI :
Bundan birkaç yıl önce bilim dünyası ilginç bir haberle çalkalanmıştı. Bu habere göre, bir grup bilim adamı laboratuvarda “soğuk fizyon olayını” gerçekleştirmeyi başarmışlardı. Bilindiği gibi füzyon (kaynaşma); (Hidrojen gibi) bazı hafif atom türleri çekirdeklerinin, milyonlarca derece sıcaklıklar altında birleştirilerek (Helyum gibi) daha ağır atom çekirdeklerinin meydana getirilmesi olayına verilen isimdir. Burada, olay öncesi reaksiyona giren atom çekirdeklerinin toplam kütlesi, reaksiyon sonrası oluşan atom çekirdeğinin kütlesinden bir miktar fazla olmakta ve bu kütleler farkı E=m.c2 denklemine uygun olarak enerjiye dönüşmektedir. Açığa çıkan bu enerji, atom çekirdeklerini oluşturan parçacıkları bir arada tutan kuvvetlerle ilgili olduğundan, bu enerjiye bağlama enerjisi adı verilmektedir. (Güneşin merkezinde her saniye 657 milyon ton Hidrojen, 652,5 milyon ton Helyuma dönüşmekte, bu esnada 4,5 milyon ton kütle, enerji olarak açığa çıkmaktadır.) Devamını okuyun »
YERYÜZÜNDE HAREKET
AĞIRLIK VE YERİN ÇEKİM ALANI
Yerden yüksek bir noktadan bırakılan cisimlerin yere düştüklerini, bir futbol topuna vurduğumuzda onun havalandığını, daha sonra tekrar yere indiğini, aşağıdan yukarıya doğru bir taş attığımızda, taşın biraz yükseldikten sonra geriye dönerek yere düştüğünü günlük hayat tecrübelerimizden biliyoruz.
Havada kaldıkları süre içinde farklı yörüngeler izlemelerine rağmen hepsinin ortak yanı yere düşmeleridir.Dışardan bir kuvvetin etkisi olmazsa durumlarında bir değişiklik olmayacağı görünür.Öyleyse bu olaylar, cisimleri yerin merkezine doğru çeken bir kuvvetin varlığını gösterir. Devamını okuyun »
BAKTERİLER
Bazı tek hücreli canlıları belirtmek için kullanılan terime Bakteri denir. Bakteriler konusundaki bilgiler son yüzyıllardaki teknik ilerlemelere sıkı sıkıya bağlıdır.Eski çağ bilginleri,doğrudan gözlem ve düşünme yoluyla “mikropların” varlığını bulmuşlardı; ilk mikroskoplarsa, mikropların görülmesini sağladı.Geliştirilmiş mikroskoplar sayesinde, bakteriler ile tek hücreli hayvanlar ve tek hücreli bitkiler arasındaki fark belirlendi.Bakteriler ile virüslerin ayrımıysa, elektron mikroskobunun bulunmasından sonra yapılabildi.Ama, bu alandaki ilerlemeler bitmediği için, bakterilerin tümünü kapsayacak kesin ve eksiksiz bir tanım vermek, henüz olanaksızdır.Bakteriler çok küçük organizmalardır; tek başlarına çıplak gözle görülemezler.Tipik bakterilerde her canlı, karmaşık yapılı bir çeperle çevrili tek bir hücreden oluşmuştur; çeperin içinde, daha üst hücrelerin çekirdeklerindeki yapıları içiren bir merkez cisim bulunur; ama bu merkez cisim, üst canlılardakinin tersine, bir zarla çevrili değildir.Hücrenin genetik yapıları merkez cisim içindedir: bölünmeler sonucu ortaya çıkan yeni hücreler, bu genetik yapılar sayesinde özgül niteliklerini korurlar.Ama bakterilerin yanı sıra, onlar kadar yaygın olan su yosunları da, hücrelerinde gerçek bir çekirdek olmayan merkez cisim taşırlar.Bu nedenle söz konusu iki organizma, prokaryotlar (“ ilkel çekirdekli organizmalar”)terimi altında toplanır. Devamını okuyun »