Mar 18

ÇANAKKALE SAVAŞI

         İngilizler, Rusya’ya gerekli yardımda bulunmak üzere, Çanakkale boğazından geçmeye karar verdiler. Düşman donanması, 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na geldi. Fakat, Türk topçusunun devamlı ateşi karşısında ağır kayıplar vererek, geri çekilmek zorunda kaldı.

          Düşman kuvvetleri bunun üzerine, Gelibolu yarım adasına çıktılar. Buralara büyük asker sığınakları yaptılar. Bir süre sonra da, yarımadanın Anafartalar kesimine doğru saldırıya geçtiler. İngiltere, Fransa askerlerinin dışında; Kanada, Avusturalya, Yeni Zelanda ve Hindistan sömürgelerinden de askerler katılmıştı. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Mar 18

ÇANAKKALE SAVAŞLARI 1915

 İngiliz diplomasisindeki hatalar 2 Ağustos 1914’te Boğazların kontrolünü Almanlara sağlayan Türk-Alman anlaşmasının imzalanması ile sonuçlanmıştı. Boğazlar Marmara Denzi aracılığıyla Ege Denizi’nden Karadeniz’e ulaşan dar ve uzun su yollarıydı. Türkler Çanakkale Boğazına 3 Ağustos’tan itibaren mayın döşemeye başladılar, henüz işin başındayken İngilizler tarafından kovalanan ve 13 Ağustos’ta İstanbul’a ulaşan Goeben ve Breslau adlı Alman Savaş Gemilerinin komutanı Tümamiral Wilhelm Souchon 15 Ağustos 1914’te Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. 27 Eylül’de Çanakkale savunmasından sorumlu Türk Komutan mayın tarlalarının tamamlanması amacıyla Boğazı kapattı. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Mar 14

Çevre Kirliliğine Genel Bakış

Çevre Kirliliği

Her türlü madde ya da enerjinin doğal birikimin çok üstündeki  miktarlarda çevreye katılmasına çevre kirliliği denir.

İnsan milyonlarca yıl evvel dünya üzerinde yaşamış ve bulunduğu çevreyi de kendi arzusuna göre değiştirmeye başlamıştır. Bilhassa 20.yüzyıldan sonra artan nüfus, ulaşım, sanayiinin gelişmesi ve insanın bir anlık para  kazanma hırsı ile birey çevresini unutmuş ve kirliliğe terk etmiştir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , ,

Mar 14

Grip Nasıl Bir Hastalıktır?
Grip asıl olarak solunum yollarında yerleşen Influenza A, B ve C virülerinin neden olduğu, yüksek ateş ve yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden; toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden bilhassa kış mevsiminde salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

ATOM VE YAPISI

 Hava,su,dağlar,hayvanlar,bitkiler,vücudumuurduğumuz koltuk,kısacası en ağırından en hafifine kadar gördüğümüz ,dokunduğumuz ,hissettiğimiz herşey atomdan meydana gelmiştir.Elinizde tutuğunuz kitabın herbir sayfası milyarlarca atomdan oluşur.Atomlar öyle küçük parçalardır ki,en güçlü mikroskopla dahi bir tanesini görmek mümkün değildir.Bir atomun çapı ancak milimetrenin milyonda biri kadardır. Bu küçüklüğü bir insanın gözünde canlandırması pek mümkün değildir.O yüzden bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım: Elinizde bir anahtar olduğunu düşünün. Kuşkusuz bu anahtarın içindeki atomları görebilmemiz mümkün degildir.Atomları mutlaka görmek istiyorum diyorsanız,elinizdeki anahtarı dünyanın boyutlarına getirmemiz gerekecektir.Elinizdeki anahtar dünya boyutunda büyürse,işte o zaman anahtarın içindeki her bir atom bir kiraz büyüklüğüne ulaşır ve sizde onları görebilirsiniz. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

ALTERNATİF AKIMDA GÜÇ
 
  Bu bölümde çeşitli alternatif akım devrelerindeki güç, gücün çeşitleri ve özellikleri görülecektir. Alternatif akım devrelerinde güç; aynen doğru akım devrelerinde olduğu gibi zaman biriminde yapılan elektrik işidir. Bu işin değeri de yine doğru akım devrelerinde olduğu gibi devre gerilimine ve devrede dolaşan akıma bağlıdır. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

Hava, atmosferi meydana getiren gazların karışımıdır. Saf hava, başta azot ve oksijen olmak üzere argon, karbondioksit, su buharı, neon, helyum, metan, kripton, hidrojen, azot monoksit, ksenon, ozon, amonyak ve azotdioksit gazlarının karışımından meydana gelmiştir. Bu gazların dağılımı ise % 78’i azot, hacim olarak %21’ni ve ağırlık olarak %23’ ünü oluşturan oksijen ise oldukça reaktif bir gazdır. Diğer gazlar ise atmosfer hacminin %1’ini oluştururlar. Atmosferi oluşturan bu gazların, en kararsız olanları su buharı ve karbondioksittir. Atmosferdeki su buharı miktarı, denizler, göller, nehirler ve bitkilerden buharlaşma ile artar ve bulutlardan sis, çiğ, yağmur oluşumu ile de azalır. Su buharının bu değişkenliği, bu olaylarla birbirini öyle takip dengeler ki , su buharının atmosferdeki miktarı değişmez. Karbondioksit ise normalde çok küçük yer teşkil eden bir birleşendir. İnsan ve hayvanların teneffüsü ve bitkilerin fotosentez olayı ile atmosferdeki miktarı dengede tutulur. Atmosferdeki azot orman yangınları, şimşek gibi doğal atmosfer olayları ve yanma sonucu meydana gelir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Sayfa 5 - 105« İlk..34567..102030..Son »