Şub 10

KİŞİLİK NEDİR?

UZUN YILLAR BOYU DEĞİŞMEZ OLARAK MI KALIR?

                     Günümüze kadar hakkında birçok fikir üretilen ve kuram oluşturulan ‘kişilik’ kavramının değişik yönleriyle birçok tanımı yapılmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:

                ● kişilik doğuştan gelen biyolojik özelliklerle, çevreden gelen sosyal etmenlerin birbiri üzerine yaptıkları etkilerin meydana getirdiği ahenkli bir bütündür. Demekki kişilik hem kalıtsal özelliklerin, hem de çevrenin bir ürünüdür.

                ● Kişilik, kişide yapıların,davranış biçimlerinin,düşünüş özelliklerinin, ilgi ve eğilimlerin, yetenek, kabiliyet veyönelişlerin, ruhsal durumların karakteristik bir bütünleşmesidir.

                ● Kişilik, bir insanı nesnel veya özel yanlarıyla diğerlerinden farklı kılan duygu,d üşünce ve davranış özelliklerinin tümüdür.

                      Bu tanımlara göre kişilik dediğimiz şey, kişinin bütün bedensel özelliklerinin, içgüdülerinin, dürtülerinin,eğilimlerinin, kazanılmış deneyimlerinin bir bütünüdür. Deneyimden kastedilen, insanın yaşantısıdır. Bu yaşantı süresince kişiliğimizde mutlaka küçük veya büyük bazı değişiklikler olmuştur. Kişiliğimiz bir yerde durmaz, değişiklikler hayat boyu devem eder. Beden yapısının gelişmesi gibi kişilik de uzun yıllar boyu değişir.  Ancak bu, sezilmesi çok zor olan,  yavaş bir oluşumdur. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , ,

Şub 10

SOSYOLOJİ

Sosyolojinin gelişmesinin gecikme nedenleri:
-Toplumsal olaylara bilimsel yöntemin uygulanamayacağı kasını,
-Gelenek,görenek,ön yargı,çıkar gibi nedenlerle yeniliklere ve toplumsal değişmelere direnç gösterme,
-Bilimin dine karşı olduğu inancı,
-İnsan yaşamının bazı yönlerinin dokunulmaz sayılması.

Sosyolojinin incelediği başlıca konular:
-Toplumsal kişi, kişinin toplum içindeki yeri,
-Toplumsal yapı,toplum,toplumsal gruplar,yığınlar,
-Ekonomik,toplumsal ve siyasal kurumlar,
-Kültür ve toplumsal değişme.

Sosyolojinin belli başlı amaçları:
-Toplumları zaman ve yer bakımından nesnel ve somut koşulları içinde anlamak,
-Toplumların geçirmekte oldukları değişimin etkenlerini ve doğrultusunu açıklamak,
-Ayrı ayrı toplumlar üzerinde yapılan bu açıklamaların sonuçlarına dayanarak genellemelere varmaya çalışmak,
-İnsanlara kendi toplumlarının değişme süreci üzerinde etkili olma olanağı sağlamak. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 10

GIYBET VE İFTİRA HAKKINDA AYETLER

     Hucurat (49/12) “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.”

     Nisa (4/112) “Kim kasıtlı veya kasıtsız bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.”

     Nur (24/4) “Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar.”

     Nur (24/5) “Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.”

     Nur (24/15) “Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük (bir suç) tur.” Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , ,

Şub 10

ASİTLER VE BAZLAR

ASİTLER

Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde;

1- Ekşi bir tada sahiptirler.
2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler).
3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farklı miktarda serbest Hidrojen bırakma eğilimindedirler.

Hidroklorik asit (güçlü asit)
HCI   H +  CI –

Asetik asit (zayıf asit)
C2 H4 O2  (CH3COOH)  

Asetik asit; (sirke) zayıf iyonize olur ve serbest oksijenden az miktarda çözeltiye bırakır. Güçlü asit ve bazlar iyonlarına ayrılır ve ayrılmış halde bulunur. Bu asit olarak tek yönlü ok ile ifade edilir. Zayıf asit ve bazlar sürekli olarak iyonizasyon prosesi altındadırlar. Serbest iyonlar sürekli olarak tekrar kombine olurlar. Bu durum çift yönlü ok ile belirtilir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , ,

Şub 10

Orhun Abideleri

Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk  Türkçe metin.  İlk Türk tarihi. Taşların üzerine yazılmış tarih. ürk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması. . Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.  Türk nizamının, Türk töresinin Türk medeniyetinin yüksek Türk kültürünün büyük vesikası. . Türk askerî dehasının, Türk askerlik sanatının esasları. Türk gururunun ilâhi yüksekliği. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği. . Türk ictimaî hayatının ulvî tablosu. Türk edebiyatının ilk şaheseri. Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri. . Hükümdarâne eda ve ihtişamlı hitap tarzı. Yalın ve keskin üslûbun şaşırtıcı numunesi. Türk milliyetçiliğinin temel kitabı. Bir kavmi bir millet yapabilecek eser. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ışık. Türk dilinin mübârek kaynağı. Türk yazı dilinin ilk, fakat hârikulâde işlek örneği.  Türk yazı dilinin başlangıcını milâdın ilk asırlarına çıkartan delil. Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika. Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser. İnsanlık aleminin sosyal muhteva bakımından en mânâlı mezar taşları. Dünya’nın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikâzı.

Orhun âbidelerini vasıflandırmak isteyince, insanın zihninde işte bu gibi ifadeler sıralanmaktadır.

Orhun abideleri Göktürk devrinden kalma kitâbelerdir. Göktürkler, milattan önceki asırda Hunlar tarafından kurulup, değişen sülâleler ve boylar idaresinde devam edegelen Asya’daki büyük Türk imparatorluğunun 6.  asırla 8.  asır arasındaki devresinde hüküm sürmüşlerdir. 6. asrın ilk yarısında devletin başında Avarlar bulunuyordu. 552 tarihinde Bumin Kağan Avar idaresine son vererek Türk devletinin Göktürk hanedanı devrini açtı. O devirde büyük kağanlığın merkezi devletin doğu kısmında idi ve batı kısmı da doğuya bağlım bir kağanlıkla idare ediliyordu. Bumin Kağan’ın kardeşi İstemi Kağan da 576’ya kadar bu batı bölümünün kağanı idi. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , ,

Şub 10

GERÇEKLİK TERAPİSİ

       Bu terapi  William Glasser adında bir psikiyatrist tarafından ortaya atılmıştır. Glasser gerçeklik terapisini şöyle tanımlar:

       Bireyin kendi davranışının sorumluluğunu bireye yükleme. Bu da ruh sağlığına eşittir. Terapi danışanların amaçlarına ulaşmada başarılı olabilmeleri için onların daha gerçekçi ve daha sorumlu olabilecekleri şekilde eğitim vermektir.

Gerçeklik Terapisi:
Kimlik kazanmaya çalışan insanlar,
Duygusal problemleri olan insanlar,
Davranışsal problemleri olan insanlar ile ilgilenir.

Glasser geleneksel yaklaşımlar ve gerçeklik terapisi arasındaki farkları şu şekilde belirtmiştir:

-G. Terapisinde danışana hasta gözüyle bakılmaz ve danışan geçmişte olanlara rağmen o andaki davranış ve tutumlarını değiştiren kişi olarak algılamaya güdülenir. Gerilimle baş edebilmek için danışanın kendi yeteneği güçlendirilmeye çalışılır.

Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 10

Futbolda Teknik

1. Futbol tekniği:

A. Topsuz hareketler: Koşma (yön değiştirme önemlidir), Atlama (kafa vurma ya da yumurklama gibi durumlarda), Vücut çalımı (rakibe yanlış hareket yaptırmak için dikkatini yön konusunda dağıtmaktır)

B. Top ile yapılan hareketler: Topla çalım (vücut çalımı gibidir; fakat topun kontrolü de gereklidir), Kafa vuruşu (sıçramayı gerektirir, genellikle alın ortası ve kafanın yanları ile yapılır), Ayak vuruşları (çesitli şekiller vardır; iç vuruş – ayağın iç kısmı ile yapılır, iç üst vuruş – iç vuruştan farkı, vuruşun yapıldığı ayağın ters yönüne kaydırılmasıdır, üst vuruş – topu uzağa göndermek için yapılır, dış vuruş – zor pozisyonlarda kullanılır, dış üst vuruş – topa falso vermek için kullanılır, vole vuruşları – ayağın üst kısmı ile gol atmak için ya da topu uzak noktalara göndermek için kullanılır.)

2. Top kontrol metodları:

A. Ayak ile yapılan kontroller: Ayağın içi ile (yuvarlanmakta olan ya da yüksekteki top kontrolleri için kullanılır), Ayağın üstü ile (havadan ya da orta yükseklikten gelen toplar için topun yerden sekmesini önlemek için kullanılır), Ayağın dışı ile (uzakta olan ayak kullanılır, iç kontrol yapılamadığı zamanlarda kullanılır), Diz üstü ile (top göğüs ve ayakla kontrol edilmeyecek kadar yüksekten gelirse kullanılır), Göğüs ile (topun geliş çizgisinin düz olmadığı durumlarda kullanılır)

B. Kafa ile yapılan kontroller: Orta veya daha yüksekten gelen topları kontrol altına
almak için kullanılır, uygulaması zor bir tekniktir.

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: ,

Sayfa 103 - 105« İlk..101102103104105