Mar 03

1)Merkezi Yönetim:
–Divan ve İlk Vezirler: Kuruluş döneminde, Osmanlı  Beyliği ilk devlet teşkilâ-  tını düzenlerken Türkiye Selçukluları ile İlhanlıları örnek almıştır.

a)Divan:  Padişahın bulunmadığı durumlarda vezirin başkanlığı altında devlet başkentinde veya hükümdarın bulunduğu yerde kurulan Bakanlar Kurulu’na ‘divan’ denirdi. Devlet işlerinin kesin görüşüldüğü yer burasıydı. Divan, her sabah namazdan sonra pâdişahın başkanlığında toplanarak devlete ve halka ait askerî, malî, idarî, hukukî ve örfî işleri karara bağlardı. Divanda padişah , vezir-i âzam ve diğer vezirlerden başka üye olarak kazasker,defterdar ve nişancı bulunurdu:
 Vezir-i âzam – askerî ve örfî işler
 Kazasker   – şer’î ve hukukî işler
 Defterdar  –  malî işler
 Nişancı  – tuğra çekme,tapu ve kadastro işleri,tevcih(tımar,has ve zeametin verilmesi)

b)Vezir:  Kaynakların gösterdiği üzere ilk Osmanlı veziri, Hacı Kemaleddin oğlu Alâeddin Paşadır.Alâeddin Paşadan sonra vezir olanlar uzun bir süre bil- ginler sınıfından gelmişlerdir.
                Vezirler askerî işlere karışmazlardı.Divanda giyecekleri giysi,başlarına koyacakları sarığın biçimi askeri sınıftan ayrım yapılabilecek şekilde tespit edilmiştir.
                 Kuruluş döneminde bir vezir vardı.Ancak dönemin sonlarına doğru bu sayı ikiye hatta üçe çıktı.Böylece ilk vezir ,vezir-i âzam  ismini aldı.Vezirlerin padişah tarafından verilmiş üç tuğları vardı.Vezir-i âzam,padişahın vekili olduğu için,simge olarak hükümdarın adı yazılı yuvarlak altın mührü taşırdı. Atama ve bütün devlet işlerindeki muameleler onun kararı ve padişahın izniyle yürütülürdü.
                 Bir vezir suç işlerse unvânı elinden alınır ve kapıcılık rütbesiyle bir yerde oturmaya mecbur edilirdi. Suçu idamı gerektiriyorsa, idamı sırasında saygı görürdü.
 
2)Taşra Yönetimi:
                  Osmanlıların yönetimi altındaki yerler köy,ilçe(kaza),sancak ve beylerbeylik şeklinde idarî ve askerî bir bölünmeye tabî tutulmuştu:
 Köyler: Halkına reâya adı verilirdi.Dirlik,vakıf ve mülk reâyası olarak üç bölüme ayrılmıştı.Köylünün askerî olmayan şer’î ve hukukî davalarına  yöresel kadılar (yargıçlar) bakardı.
 İlçeler: Köylerin birleşmesiyle oluşurlardı.Buralarda kadılar,alaybeyleri ve subaşılar(jandarma)vardı.İlçelere kadıların yönetimi dolayısıyla kaza da denirdi.
 Sancaklar: Birçok kazadan oluşan sancakların adları ‘muayyen’di.Bu dönemde Anadolu beylerinden alınan yerler ayrı ayrı sancak olarak kabul görmüştür.
                   >>>Sancakbeyleri: Bölgelerindeki serbest tımar yerlerinden başka yönetimleri altındaki sancakların, yönetim, askerî ve asayiş işlerinden sorumlulardı. Bir tuğlu olan sancak beylerinin maaş olarak hasları vardı. Bazı sancaklarda ‘çelebi sultan’ denilen padişah çocukları bulunurdu.Bunların yetkileri daha genişti.

Beylerbeylik:
   
                    >>>Beylerbeyler: Beylerbeyi ,Osmanlıların Rumeli’de genişlemesine kadar bir taneydi ve tüm ordu işlerinden sorumlu olup,hükümdardan sonra orduda o yetkiliydi.Orhan’ın oğlu Süleyman Paşa beylerbeyiydi.Onun ölümünden sonra bu görev Lala Şahin Paşaya verildi.Fakat I.Murat döneminde Cendereli Halil Hayreddin   Paşa ordu komutanlığını üstüne aldı.Rumeli’de toprakların genişlemesiyle beylerbeylik ikiye ayrıldı:
• Anadolu Beylerbeyliği (merkez Kütahya)
• Rumeli Beylerbeyliği (merkez Manastır)

Beylerbeylerin iki tuğları ve has adı verilen maaşları vardı.Sefere çıka cakları zaman eyalet adı verilen beylerbeylik bölgesinde bütün sancakbeyleri tımarlı sipahilerle birlikte emrolunan yerde orduya katılırlardı.
               Yazışmalarını doğrudan doğruya merkezle yaparlardı;seferlerde ise eyaletlerin kumandanıydılar. Beylerbeyi, sadece merkez sancağının yönetiminden  sorumluydu.

NOT:
Osmanlılar bu dönemde,devletin başkentini çok sık değiştirmişlerdir:
Bilecik–>Yenişehir(Osman Bey’de) –>İznik–>Bursa(Orhan Bey’de) –>Edirne(I.Murat’ta)

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:


Yorum Yaz