Maniler
Saçları lüle lüle
Benziyor beyaz güle
Yanağında gül açmış
Yeni açmış bir güle
****
Mendilim yüle yüle
Benziyor beyaz güle
Yedi mendil eskittim
Göz yaşı sile sile
****
Değirmenim iki çak
Küstüysek barışak
Aramız uzak düştü
Mektubunan konuşak
****
Portakal aldım handan
Seni severim candan
Sana bir mektup yazdım
Gözümden akan kandan
****
Ben seni pekmez sandım
Yüreğimi yakmaz sandım
Yediğim su ekmeği
Başıma kalkmaz sandım
****
Analar hatun olur
Sevdası bütün olur
Anaya kalkan eller
Yanacak kömür olur.
(Döne Barın – 32 – Çukuryurt)
Analar hatun olur
Sevdası bütün olur
Anaya vuran eller
Yanacak odun olur.
***
Ben seni bekmez sandım
Yüreğimi yakmaz sandım
Yediğim tuz ekmeği
Başıma kakmaz sandım
(Zekeriya BOZTOPRAK-Böğet)
Masa üstünde roman
Okurum zaman zaman
Kız seni alacağım
Memur olduğum zaman
***
Yaza yaza yaz geldi
Mürekkebe zam geldi
Daha çok yazacaktım
Kalemime zam geldi.
(Muhammed ÇEÇEN / Kapıtaş)
Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Cennet yüzü görmesin
Aramızı bozanlar
(Ö. ERKOL / Taşkesik)
Yüksek uçtuk havada
Azin düştük yuvada
Kınalı keklik ararken
Kör çulluk bulduk yuvada
(Mustafa KOYUNCU- Meryemağılı)
Dağlar dağladı beni
Gören ağladı beni
Ayırdı zalim felek
Derde bağladı beni
Kara koyun meler gelir
Dağı taşı deler gelir
Kimsesi olmayan kişinin
Gör başına neler gelir
Ah şu dağlar olmasaydı
Laleleri solmasaydı
Ölüm Allah emri
Ayrılık olmasaydı
Yazı yazdım kışıdı
Kalemim gümüş idi
Yazacağım çok idi
Parmaklarım üşüdü
Mektup yazdım karadan
Dağlar kalksın aradan
Konuşmaya çare yok
Kavuşturur Yaradan
Karanfilim çarşılarda
Ben ağlarım komşularda
Eli karanfilli gelin
Başı telli duvaklı gelin
Kaleden kaleye atılamadım
Kırıldı kantarım dartılamadım
Feleğin elinden kurtulamadım
Maraş’ın dibinde bir birlik koyun
Biçildi kefenim ılıdı suyum
Nişanlım duymadan mezarıma koyun
Bulguru kaynatırlar
Sererler yaylatırlar
Senin gibisini
Almazlar oynatırlar
Kahvenin kaynayışı
Fincanın oynayışı
Eşşeği yoldan çıkarır
Sıpanın oynayışı
Oturduğun şu Eskil’in ovası
Kabul oldu düşmanların duası
Bozuldu şu yiğidin yuvası
Karanfilsin gararın yok
Gül goncasın timarın yok
Kimsesizsin yananın yok
Kaldır kaşlarını kara deymesin
Sarılalım kıyamete kalmasın
Bize geldi
Kul başına gelmesin
İncili mercanın şak şak
Küstüysen barışak
Aramız uzak düştü
Mektup ile konuşak
Sabahına esen seher yeline
Benim gönlüm divane mi deli mi?
Durup durup yâr göğsünü geçirir
Yoksa bugün ayrılığın günü mü?
Kara kazan kaynamasın
Ağzın dilin oynamasın
İki sene asker oldun
Nazlı yârim ağlamasın
Ekin ektim eylek eylek
Ona da dadandı leylek
Yazımız biridi
Kışın ayırdı felek
Çiçeği burnunda yirmi yaşında
Vatanı beklerim nöbet başında
İsmimi okursan mezar taşında
Anneciğim ağlama sakın
Karanfil ektim bitti mi?
Yârim burdan gitti mi?
Yâr üstüne yâr sevenin
Boynuzları bitti mi?
( .Erkol, Taşkesik)
Ayakkabısı kırmızı
Anasının tek kızı
İstedik vermediler
Sanki padişah kızı
Dam dama eklenir mi?
Hovarda beklenir mi?
Hovardanın günahı
Deveye yüklenir mi?
Gözler göre güz olsun
Sür harmanı düz olsun
Doksandokuz yaram var
Bir de sen vur yüz olsun.
Allı beyazlı olur
Bahçe kirazlı olur
Bir yiğidin sevdiği
Hem güzel, hem nazlı olur.
(Ayşe Kesmez – Bayramdüğün
Nisan 26th, 2011 at 15:15
çok ngüzel maniler