İNTERNET
Günümüzde internet adı ile verilen alt yapı, 1970 yılında Amerikan Savunma Bakanlığı tarafından, araştırma kuruluşları ve üniversiteler arasındaki bilgi alışverişini sağlamak amacıyla kurulmuş ve her geçen gün gelişerek günümüzdeki halini almıştır.
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın “İnternet ve Türkçe” başlıklı makalesinde internetten şöyle bahsediyor:
“İnternet, çağımızın en hızlı haberleşme ve bilgiye ulaşma araçlarından biri. Bilişim teknolojisinin ulaştığı son nokta…İnternet sayesinde haberleşme, haber alma, bilgi verme ve bilgiye ulaşma yeni bir boyut kazandı. İnternet sayesinde sanal topluluklar oluştu. Birbirini hiç görmeyen insanlar ortak noktalarda buluşarak dostluklar kuruyorlar. İletişimin olduğu yerde elbette dil de olacaktır. Dolayısıyla internet söz konusu olduğunda dil de gündeme gelecektir. İnternet Türkçe’yi bozuyor mu, sorusuna verilecek yanıt şudur: internet’in kendisi tek başına Türkçe’yi veya başka bir dili bozamaz. Sizin internette Türkçe’yi nasıl kullandığınız önemlidir. Elmekler de (elektronik mektup=e-mail), ağ sayfaları (web pages), söyleşide (chat) bozuk Türkçe kullanılıyorsa bunun kabahatlisi internet değildir.”
Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Kurucusu ve Bilişim Ltd. Genel Müdürü Prof. Dr. Aydın Köksal’da “İnternet Türk Diline Zarar mı Veriyor, Yarar mı sağlıyor?” başlıklı makalesinde bu konuya değinmiş:
“Teknolojinin gelişmesi, insanoğluna, başka bir deyişle kişilere ve toplumlara, uzun dönemde her zaman ve her yerde yarar sağlamıştır. Uygarlık böyle gelişmiş, yaşamımızın niteliği de böyle yükselmiştir.
Bununla birlikte, yeni teknolojiye, bunun getirdiği değişime, gelişmeye ayak uyduramayan yeteneksiz, bilinçsiz, ilkesiz, başka bir deyişle hazırlıksız toplumlar da kimi zaman, teknolojik gelişme karşısında zarara uğramış, kimileri tarih sahnesinden bile silinmişlerdir.
”İnternet Türk diline zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor” tartışmasını da bu çizgide yorumluyorum.
İnternet’te bugün isteyen herkes istediği Türkçe metni, i, ç, ğ, ş gibi Türkçe’ye özgü bütün harfleri, kâr sözcüğündeki inceltme imi gibi özel imler de içeride, en güzel ve doğru bir biçimde gönderebilir, dünyanın herhangi bir yerinde Türkçe bir metni ekranında okumak isteyen herhangi bir kişi de, bu metne erişip okuyabilir. Bunun için üşenmemesi, kişisel bilgisayarına Türkçe kullanmak istediğini belirten yazılım kodunu başlangıçta bir kez yüklemesi ve metni, kendisi doğru okuyup yazması gerekir. Bunu yapmaya üşenen ya da Türkçe harfleri taşınması gereksiz bir yük gibi gören, belki de Türk olmaktan utanan, sıkılan, giderek pişman olan kimi yurttaşlarımızın, dilimizi bozup yozlaştıran her türlü soysuz davranışa sürüklenmesi, bunun da suçunu haksız yere yeni teknolojiye yüklemesi büyük bir şaşırtmacadır.
İnternet’ten yararlanarak Türkçe olarak web sayfalarımızda yeryüzü toplumunun yararlanmasına açabileceğimiz bilgi kaynaklarımıza, bilimsel ve yazınsal ürünlerimize erişmek ve bunlardan yararlanmak isteyecek, az ya da çok Türkçe bilen ya da öğrenmek isteyen, buna göstereceği ilgiyi kendi geleceği için bir yatırım sayabilecek her ulustan bireyler bulunabileceğinden kuşku duymuyorum. Yeter ki bilimsel ya da yazınsal metinlerimizde ilginç herhangi bir içerik ya da öz bulunabilsin. İnternet, biz yararlanmayı bilir ve bunu istersek, Türk diline hiçbir zarar vermedikten öte, başka hiçbir araçla elde edilemeyecek ölçüde yarar sağlayabilecektir.
Bu konuyu, Türk ulusunun çok değerli gençlerine niteliksiz ve ezberci bir eğitim vermemize yol açan ve onların kişisel yaratıcılıklarını engelleyen, kişiliklerini onulmaz biçimde yaralayan çok büyük bir sorunumuza, Türkiye’nin büyük yanılgısı olarak gittikçe yaygınlaşan yabancı dille öğretim sorununa bağlamak isterim. Türk dilinin yetersizliğine, Türk ulusunun geriliğine, Türklerin uygarlıktan ve bilimden yoksun olduklarına bu yolla daha okul sıralarında inanmaya başlayan gençlerimiz, Türkçe abecenin ğ ya da ş harfini neden sevsinler ki? Bahaneyi bulmuşken tabii kullanmazlar! Bu onların kişisel seçimleridir. Ama, gençleri bu olumsuz çizgiye sürükleyen, hem de onları anadilleriyle nitelikli bir öğrenim görme haklarından yoksun bırakan, Türkiye’yi yönetenlerin kurdukları yanlışlarla dolu ve niteliksiz eğitim düzenimizdir.
Bunun dışında teşekkürler yerine tşk, selamlar yerine slm yazmanın dilimizi bozduğunu düşünmek yersizdir. Ben de, okuyanın anlayabileceğini düşündüğüm yerde, adımı yazmak gerektiğinde, Aydın Köksal yerine AK ya da A yazabiliyorum. Bunda ne sakınca olabilir?”
Konuya TDK Başkanı Şükrü Akalın’ın makalesi üzerinden devam edelim. Aydın Köksal’ın da makalesinin sonunda bahsettiği kısaltmalar konusunda Şükrü Akalın; “Türkçe’ye kayıtsızlık ne yazık ki kendini burada da gösterdi. Bozuk ve kaba di, internette özellikle söyleşilerde dikkatleri çekiyor. Hemen her sokakta açılan internet kafelere girerseniz içeridekilerin çoğunun internette söyleştiği (chat yaptığını) görürsünüz. Söyleşide zamandan kazanmak amacıyla sözcükleri kısaltma yaygınlaşıyor. Bu durum başka diller içinde söz konusu. Özel işaretlerle birkaç kelimeyi, bir duyguyu, hatta bir cümleyi ifade etmek mümkün. Bunu internette oluşmuş özel bir dil olarak değerlendirebiliriz. Bu konuda Türkiye’de de araştırmalar yapılıyor.” diyor.
Şükrü Akalın’la devam ediyoruz. “ internet adreslerinde ç,ş,ı gibi Türkçe karakterlerin kullanılamaması yüzünden sh, ch, i şekillerinin internetteki kullanışlarının gündelik hayata yansıdığını görüyoruz. Birkaç işyerinde rastladığımız bu yazılışlar giderek yaygınlaşıyor. Kebapçı yerine Kebapchi, Yemiş yerine Yemish, Şalgam yerine Shalgam, Kitapçı yerine Kitapchi..”
Bu konuya yine TDK’nun “Alfabede yeni harfa gerek yok makalesinin son kısmında rastlıyoruz : “Alfabemizi belirleyen 1533 sayılı yasada, q,x,w gibi harfler bulunmamaktadır.bu ve benzeri harfler Türkçe sözlerde kullanılmamakta, ancak alıntı sözlerde karşımıza çıkmaktadır. Eski alıntılardaki bu sesler, Türkçe’de en yakın ses ve harflerle karşılanmıştır. Bu tür sözleri alfabemizdeki harflerle kullanıyoruz : taxi > taksi , quarz > kuvars, wagon > vagon… ancak son yıllarda dilimize giren “show” gibi kimi yabancı sözlerde bu harflerin kullanımı gündeme gelmiştir. TDK olarak, bu sözlerin Türkçelerinin kullanılmasının daha doğru olacağına inanıyoruz. Yabancı kaynaklı özel adlarda bu harflerin kullanılmasına engel yok. İnternet adreslerinde de bu harfler kullanılabilir. Klavyelerde bu harfler bulunuyor. Ancak, internet adreslerinin başında mutlaka “www” olacak diye bir kural yok, “www” ile b başlamayan yüzlerce sayfa adresi var.
Türkçe sözlerde bulunmayan harfleri alfabemize almanın yararı da olmayacaktır. Bu harfler alfabeye alındığında ilkokul birinci sınıfta yazıyı öğrettiğimiz çocuklarımıza söz konusu harfleri hangi sözleri örnek göstererek öğreteceksiniz? Böyle bir uygulama, dildeki yabancı öğeleri arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu nedenle alfabeye yeni harflerin eklenmesine gerek bulunmamaktadır. Asıl üzerinde durulması gereken, “Türkçe veya Türkçeleşmiş sözlerdeki sesleri x,w harfleriyle veya dj, sh, ch gibi harf kümeleriyle yazma eğiliminin artmasıdır : İstanbul’da bir otel adını “Taxim” biçiminde yazmış, bir antikacı “Eskidji” adını kullanıyor.bir kuru yemişçi tabelasına “Yemish” diye yazmış. Türk yazı geleneğini bozan bu tür davranışlardan vazgeçmek gerekir.”
“İnternet” kelimesinin yazılışı konusunda da tartışmalar yaşanmaktadır. İngilizce’de büyük “i” yani “İ” harfi bulunmamaktadır. Ama Türkçe’de vardır ve kullanılmaktadır. Bilgisayar dergilerinde ve diğer yayın organlarında yanlış kullanımına rastlıyoruz. Eğer Latince gibi bilimsel ortak bir değilse söz konusu olan, diller başka dillerden kelime alırken bunu kendi ses özelliklerine uydurur. Arapça’dan gelen bir kelimeyi Türkçe bir cümlede Arap gibi söylemeye çalışmak yanlıştır, komik de. Fransızca “camion” sözcüğünün yerine “kamyon”u türettiğimiz gibi “Internet”i de “İnternet” diye kullanabiliriz.
Şimdi de internet ve bilgisayar terimleri konusuna geçelim. “… Türkçe karşılığı varken yabancı kaynaklı terimi kullanmamalıyız. Server için sunucu karşılığını kullanıyoruz. Türkçe terim dururken hala server demenin gereği yok. Üstelik İngilizce terimi kullananlar ek getirdiklerinde terimin İngilizce okunuşunu göz önüne alarak server’ınız diye yazıyorlar. Bunlar Türkçe’ye aykırı biçimlerdir…”
İnternet dilinde ilk dikkati çeken özellik, İngilizce sözcüklerin İngilizce karakterlerle ve çok yoğun olarak kullanılmasıdır.
“Örneğin; Analog, Billboard, Buton, Chat, Domain, Download, e-card, e-mail
e-pass, fitness, hacker, hyperlink, imagemap, link, modem, multimedia, plug-in
server, site, trojan, user, wap vb.
Yeni kavramları karşılamak üzere oluşturulan sözcük öbeklerinde de aynı durum gözlenmektedir. Örneğin;
Chat odası, Dial-up abonelik, Dijital veri, e-mail adresi, e-pack aboneleri, e-pack kullanıcısı, grafik ortam, haber portalı, interaktif alışveriş,mail adresi, mail grupları,mail listesi, özel chat, receive komutu, site haritası,superonline shopping, web adresi, world wide web vb.
Tümüyle veya bir ölçüde Türkçeleştirildikleri halde İngilizce biçimleriyle bir arada kullanılmaya devam edilen sözcük ve sözcük öbekleri de az değil.
Attachment eklenti
Clickle-, klikle-, tıkla-
Content advisor içerik danışmanı
Domain name web sitesi adı
Firewall güvenlik duvarı
Freeware ücretsiz sürüm programı
News reader haber okuma
News server haber sunucusu
Nick name takma ad / müstear
Home Page ana sayfa
Port kanal
Snail mail salyangoz posta
Subdomain alt alan
Web browser web tarayıcısı vb.
Bazı Türkçe fiillerden yararlanılarak bileşik fiiller oluşturulmuş ama İngilizce sözcüklere doğrudan -la, -le eki getirilerek de yeni filler yapıldığı görülebiliyor;
Download etmek, e-kart yapmak, e-mail almak,e-mail atmak, e-mail göndermek, invite yapmak , Linke tıklamak, Reply etmek, Sörf yapmak vb.
Az da olsa görülen Türkçe sözcük ve sözcük öbekleri, istendiğinde, Türkçenin bu alanı karşılayabilecek zenginlikte olduğunu gösteriyor.
Arama motoru, Çevirmeli ağ, Çevirmeli bağdaştırıcı, Çevirmeli bağlanmak
Çift tıklamak, Donanım sürücüsü, Erişim, Sanal, Sohbet odası, Sunucu bilgisayar, Tasarım, Yazılım sıkıştırması vb.
Cümle düzeyinde bakıldığında şu tip örnekler karşımıza çıkıyor.
- Anet IRC Server’inde içeriği ne olursa olsun reklam ve invite yapmak yasaktır. Yapan user’lerin server ile bağlantıları kesilecektir.
- Download sitemizde yer alan programların tamamı shareware, freeware veya trialware’dir.
- Kayıt ve e-pass yüklemelerimizi online ile yapabilirsiniz.
- Hotmail’den bir e-posta adresini Outlook Express 5 içinden Tools New Account Sign up Hotmail komutuyla bedava alabilirsiniz.”
“Kullandığınız yazılımı destekleyen bir sunucu üzerinden o an sunucuya bağlı herkesi görüp istediğinizle sesli/görüntülü haberleşme talep edebilirsiniz.” gibi az sayıda örnekte son derece başarılı bir Türkçeleştirme de görülebiliyor.
İnternet de bilgiye erişim söz konusu olduğuna göre her şeyden önce internette Türkçe içeriği arttırmamız gerekiyor. TÜRKEL, Aschaffenburg ve Çevresi Türk Veliler Birliği Başkanı ayrıca Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu FÖTED’in ikinci başkanı Gönen Çıbıkçı’nın makalesiyle konumuzu incelemeye devam edelim.
” Şu an yeni yeni tanınma ve kabul görme aşamasına girmekte olan internet konusunda çok geniş bir ümit görmekteyiz:
İnternetde yer alma her geçen gün gerek iş dünyasında, gerekse de bilim dünyasında çok önemli bir ivme kazanmaktadır. Özel yaşamında internete giren ve bir bakıp, çıkanlar da gün geçtikçe artmaktadır. Şu an Türkçe internet siteleri yeni yeni açılmaktadır. Bunlardan bazıları çeşitli toplumsal kurumlar tarafından halkı bilgilendirmek amacıyla düzenlenmektedir. Ayrıca ticari amaç ile kurulan siteler de açılma yolundadır. “Türkçe” tüm bu alanlarda iletişim dili olarak yerini alacaktır. Bu gelişmeleri dilimiz Türkçe açısından irdelediğimizde neler gördüğümüzü, özellikle ileriye dönük olarak şöyle açıklayabiliriz:
• Türkçe internet alanında da önemli bir yer alacaktır.
• İnternete girmek ve ondan yararlanmak günlük yaşamda çok önemli bir yer alacaktır. Nasıl ki bugün bir televizyon ve telefon kullanımı doğal ve vazgeçilemez bir olgu durumuna gelmiş ise, önümüzdeki yıl internetden yararlanma da öylesine doğal bir kullanım kazanacaktır.
• Bilgi alış verişi internet üzerinden sağlanmaya başlanılacaktır.
• Toplumsal örgütlenmeler de internet sitelerinden yararlanılarak yapılacaktır.
• Resmi kurumlar kapılarını halka internetde açacaktır. Birçok işlem internet üzerinden yapılacaktır.
• Bilimsel kurumlar yaptıkları çalışmaları halkın ve diğer kurumların bilgisine ve kullanımına sunacaktır.
• Eğitim kurumları yapacakları öğretim ve eğitim programları ile çok yaygın bir çalışma dönemine gireceklerdir.
• Ticari kuruluşlar yaşamın tüm alanlarındaki iş konularını internetde de uygulamaya başlayacaklardır. İşalanlarının hemen hemen tümü tüm çalışmalarında internetden yararlanacaklardır. Yeni meslek türleri ortaya çıkacaktır.
• Özel yaşamda yapılan birçok satın alma internet üzerinden gerçekleştirilmeye başlanılacaktır.
• İnsanların gerek özel gerekse de mesleksel olarak izleme ve etkileme alanları çok genişleyecek, deyim yerinde ise tüm dünya çapına yayılacaktır.
• Dünyanın çeşitli yerlerine yayılmış olan Türkiye kökenliler Türkçe aracılığı ile internetde daha çok örgütlenmeye başlayacaklardır. Böylece de bilim ve halk dili Türkçe daha önemli bir konuma gelecektir.
• Köken dili (“ana” dil) olarak Türkçe çok değişik halk grupları arasında yeni bir deneyim ve iletişim alanı sağlayacaktır. Türkçe’nin çeşitli ağız ve diyalektlerinin kendilerini ortaya koymalarına, karşılaştırılabilmelerine olanak sağlanılacaktır. Bu da Türkçe’nin boyutlarını ve varsıllığını daha iyi bir biçimde gözler önüne koymaya, yeni bir bilinç oluşturmaya katkı sağlayacaktır.
• Dünyanın birçok ülkesinde ticari anlamda çok önemli yer almış olan büyük işletmeler Türkçe konuşan halka mallarını satabilmek için ayrıca bir yatırıma ve tanıtıma gireceklerdir.
• Türkçe konuşan halkın tüketim alışkanlıklarını kendi çıkarları doğrultusunda etkilemek isteyen tüm kuruluşlar interneti bir savaş alanı haline sokacaklardır.
• İletişim dili, bilim dili, halk dili, ticaret dili, kültür dili olarak Türkçe daha çok kullanılmaya başlanıldığında Türkçe’ye diğer dillerle birlikte (İngilizce, Almanca..) çok iyi egemen olan kişiler kendi meslekleri içinde daha çok aranılır olacaklardır.
• İnternet haberciliği çok kısa bir sürede büyük bir ivme kazanacaktır. Bu alandaki şirketlerin verecekleri savaş ile Türkçe kullanımı çok büyük bir hıza girecektir.
• İnternet haberciliği ile çok değişik modeller denenmeye başlanılacaktır. Böylece her türlü halk kesimine yönelik programlar ile o alanlardaki Türkçe’nin gelişimi de paralellik kazanacaktır.
• Yeni gelişecek araçların yaygınlaşması ile günlük yaşamdaki alışkanlıklar yeni bir görünüm alacaktır. Cep telefonlarında internet bağlantısı bir devrim yaratacak güçtedir. Bu yeniliğin yaygınlaşması ile her bir birey anında tüm dünya ile ve saniyesel bir hızla iletişim kuracak, işlerini halledecektir.
• İnternet ve buna bağlı araç gereçlerin yaygınlaşması ile de bilim ve teknolojinin günlük yaşama yayılması sonucunda, bunları kullanma ücretleri çok aza inecek belki de yine çok kısa bir dönemde ücretsiz olmaya başlayacaktır. Bunun en büyük etkeni şirketlerin piyasada kendilerine yer açmak için yapacakları reklam yatırımlarının artması olacaktır.
• Bugün kullandığımız televizyon alıcılarına çok kısa zamanda internet bağlantısı da eklendiğinde artık televizyon izleyen hemen istediği an internete geçebilecektir. Bu büyük kolaylık sayesinde de Türkçe internet sitelerine ulaşmak saniyelik bir iş olacaktır.
• İnternetde iletişim o kadar teknojik ilerleme gösterecektir ki her bir birey çok rahatça kullanabileceği yazı ve grafik programıyla istedikleri her şeyi gerçekleştirebileceklerdir. Bu tür programların gelişmesi ile de Türkçe dilinin de orada kullanımı artacaktır.
• Internetin kullanımının yaygınlaşması ile insanlar özel yaşamlarını, düşüncelerini, meraklarını, araştırmalarını ve buna benzer alanlarda söylemek istediklerini diğer insanlarla paylaşmak isteyeceklerdir. Bu öylesine bir yaygınlık kazanacaktır ki her bir birey kendi öz sayfasını internetde açacaktır. Bunun olması demek de o kişilerin kendi kimliklerini bu sayfalarda yansıtmaları demek olacaktır. Kullanacakları dil de buna bağlı olarak birincil sırada anadili Türkçe olacaktır. Ama yine ayni kişilerdeki çok kimliklilik gerçeği gereği diğer dillerde de iletişim sayfaları olacaktır. Yani bir Türk hem kendi öz dilini kullanmak isteyecek, hem de yaşadığı ülkenin dilini kullanacaktır (belki de o dil o kişinin birinci ya da ikinci anadili olmuş olacaktır).
• Tüm dünyada tüm okullarda internet olacaktır. Birincil sırada gelişmiş ülkelerde görülecek olan bu gelişim ile her bir çocuk daha 9- 10 yaşlarında internete girip her alanda çalışmaya başayacaktır. Böylesine bir yepyeni insan kuşağının düşünce biçimi de bunun sonucu daha değişik olacaktır. Bu durumda diller arası iletişim ve o dilin anında çağırılıp kullanılması çok doğal bir olay olacaktır. Ayni anda bir İngilizce ya da Almanca dili ile çalışan bir program anında bir diğer dile çevrilebilecektir. Bunun anlamı da şu olacaktır: Özellikle gelişmiş ülkelerdeki internet tüketicileri için Türkçe programlar (çeviriler) üretilerek piyasaya sunulacaktır.
• İnternet hem görsel hem de işitsel olacağı için Türkçe’nin gerek okunarak, gerekse de işitilerek izlenebimesi sonucu Türkçe dil olarak daha doğru ve kalıcı olma aşamasına girecektir. Bu arada iletişimdeki yazışma dili olarak da Türkçe çok hızlı bir yol alacaktır.
• Yeni bir dil bilincine kavuşmaya başlayacağız. Türkçe bu yeni bilinçde çok önemli bir yer alacaktır. Bireyler gerek özel, gerekse iş ilişkileri nedeni ile Türkçe’lerini çok geliştirmek isteyeceklerdir.
• Özel ilişkilerdeki iletişim çok büyük bir hız kazanacaktır. Sınırlar ve zaman ortadan kalkmaya başlayacaktır. Herkes kendi arkadaşını, akrabasını, dünyanın neresinde olursa olsun ve ne zaman olursa olsun arayabilecek ona mesaj (yazı, resim) gönderebilecektir. Buna en büyük etki de fiyatların düşmesinden gelecektir. Bunun sonucu insanlar günün çok değişik kesimlerinde canları nasıl isterse, istediği ile iletişim kurabilecektir. Bu elektronik posta, internet sayfası, internet telefonlaşması ile olabilecektir. Teknolojik gelişme ile ortaya çıkan bu olanakları tabii ki Türkçe konuşan milyonlarca insan da kullanacaktır.
Dilimiz Türkçe’yi “bugünü” ve “geleceği” açısından algılamamıza katkıda bulunmak üzere düşüncelerimi sizlere sundum. Umarım bu alanda diğer arkadaşlarda katkılarda bulunurlar.”