Mar 09

HUDEYBIYE BARISI (Zilkade 6 H./Mart 628 M.)

“Ey Muhammed, Biz sana apaçik bir zafer sagladik.”
(Fetih Sûresi, 1)

a) Müslümanlarin Kâbe’yi Ziyâret Arzusu
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), Medine’ye hicret edeli 6 yil olmustu. Bu süre içinde Mekke müsrikleriyle, Medine’de bulunan Müslümanlar arasinda, sirasiyla Bedir, Uhud ve Hendek Savaslari oldu. Mekke müsrikleri Medine’yi basmak, Hz. Rasûlullah (s.a.s.)’i öldürmek, Müslümanligi yok etmek için her çâreye bas vurdular; bütün imkân ve güçlerini ortaya koydular; fakat amaçlarina ulasamadilar. Müslümanlarin günden güne güçlenmelerine, sayilarinin artmasina engel olamadilar.

Ancak Medine disindaki kabîleler, Müslümanligin ne oldugunu yeterince bilmiyorlardi. Kâbe’nin komsusu ve koruycusu oldugu için saygi duyduklari Kureys kabîlesi, kendi içlerinden çiktigi halde Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamberligini kabûl etmemis,hatta O’nu yurdundan çikarmislardi. Bu yüzden, Müslümanligin Medine disindaki kabîlelere tanitilabilmesi ve genis ölçüde yayilmasinin saglanabilmesi için, Mekke’lilerle baris yapilmasina ihtiyaç vardi. Rasûlullah (s.a.s.), geçici de olsa Mekkelilerle baris yaparak, diger kabîlelerle serbestçe iliskiler kurmayi arzu ediyordu.

Diger taraftan, Mekkeli Müslümanlar, dogup büyüdükleri ve her seylerini birakip ayrildiklari yurtlarini çok özlemislerdi. Her namazda yöneldikleri kutsal Kâbe’yi 6 yildan beri ziyâret edemiyorlardi. Kâbe’yi ziyâret, bütün Müslümanlarin en büyük ortak özlemleri olumstu.

b) Rasûlullah (s.a.s.)’in Rüyâsi
Hicretin 6’inci yili, Rasûlullah (s.a.s.), gördügü bir rüyâ üzerine hep birlikte Kâbe’yi ziyâret edeceklerini ashâbina müjdeledi. Hazirliklar tamamlandi. Savas yapilmasi yasak olan aylardan Zilkade’nin ilk pazartesi günü (2 Zilkade 6 H./14 Mart 628 M.), yerine Mektûm oglu Abdullah’i vekil (kaymakam) birakarak, ashâbindan 1400 kisi ile(247) Medine’den ayrildi. Hanimlarindan Ümmü Seleme de berâberinde bulunuyordu. Maksadi savas olmayip, yalnizca Kâbe’yi ziyâret etmekti. Mekkelileri telâslandirmamak için, ashâbinin silah tasimalarina izin vermemis, sadece yolcu silâhi olarak birer kiliç almislardi.  Hac için Mekke’ye gelecek düsman kabîlelerle yolda karsilasmamak için, Kâbe ziyâretini hac günlerinden önce yapmayi uygun görmüstü. Yanlarindaki 70 kurbanlik deveyi kiladelediler ve Zülhuleyfe’de “umre” niyyetiyle ihrama girdiler. Yol güvenligini saglamak için 20 kadar süvâriyi öncü olarak gönderdiler.

c) Mekkelilerin Tepkisi
Mekkeliler, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Kâbe’yi ziyâret için yola çiktigini duyunca telâslandilar. Müslümanlari Mekke’ye sokmamaga karar verdiler. Velîd oglu Hâlid ve Ebû Cehil’in oglu Ikrime’yi 200 süvâri ile öncü olarak gönderdiler.
Resûlullah (s.a.s.), Mekkelilerin bu kararini önden gönderdigi gözcüleri vasitasiyle ögrendi. Sag tarafa sapip, yol güzergâhini degistirerek, Hudeybiye’ye kadar ilerledi. Rasûlullah (s.a.s.)’in bindigi “Kasvâ” adli deve burada çöktü, bütün gayretlere ragmen kalkmadi. Müslümanlar:
-Kasvâ harin oldu, çöktü kalkmiyor, diye söylenmege basladilar. Rasûlullah (s.a.s.):
-“Kasvâ harinlesmez, onun çökme huyu da yoktur. Fakat vaktiyle Fil’in Mekke’ye girmesine engel olan ilahi kudret, simdi de Kasvâ’yi ilerletmiyor. Allah’a yemin olsun ki, Kureys Cenâb-i Hakk’in kutsal kildigi seylere hürmet ve tâzim kasdiyle benden her ne isterse, ne kadar agir olursa olsun, istediklerini kabûl edecegim.. ” buyurdu.

d) Baris Müzakereleri
Bu sirada Huzâa kabîlesi reisi Büdeyl çikageldi. Kureysin, Müslümanlari Mekke’ye sokmamak için müsrik kabilelerle anlastigini ve savas hazirligi içinde olduklarini haber verdi.
Rasûlullah (s.a.s.) savas maksadiyle degil, sâdece Kâbe’yi ziyâret için geldiklerini, daha önce yapilan savaslarda Kureys’in ugradigi kayiplari anlatti.
-Isterlerse belirli bir süre onlarla baris yapalim. Benimle diger kabîlelerin arasini serbest biraksinlar, (karismasinlar). Eger ben üstün gelirde, Araplar Islâmiyeti kabûl ederlerse, Mekkeliler de isterlerse bu dine girebilirler. Sayet Araplar bana üstün gelirlerse, Kureys savas külfeti çekmeden istedigini elde etmis olur. Aksi halde, Allah’a yemin ederim ki, O’nun yolunda ölünceye kadar onlarla savasirim, Allah da yardimini gerçeklestirir, dinini üstün kilar, buyurdu.

Büdeyl, Rasûlullah (s.a.s.)’den duyduklarini Kureys’e iletti. Kureys ileri gelenleri de savasa taraftar degildi. Sakif kabilesi reisi Tâifli Mes’ûd oglu Urve’yi Hz. Peygamber (s.a.s.)’e gönderdiler. Rasûlullah (s.a.s.) Büdeyl’e söylediklerini Urve’ye de anlatti. Urve hem Rasul-i Ekrem (s.a.s.)’le konusuyor, hem de Müslümanlarin durumunu ve bütün davranislarini dikkatle tâkip ediyordu. Dönüsünde gördüklerini özetle söyle anlatti:
-Bilirsiniz ki ben birçok devlet baskanini ziyâret ettim, Rum Kayseri, Fars Kisrâsi, Habes Necâsi’sinin huzurunda elçi olarak bulundum. Yemin ederim ki, Müslümanlarin Muhammed (s.a.s.)’e gösterdikleri hürmet, sevgi ve bagliligi bunlarin hiçbirinin sarayinda görmedim… Sözlerini dikkatle dinliyorlar. Bir sey sorunca, alçak (hafif) sesle cevâp veriyorlar. Isteklerini derhal yerine getiriyorlar. Saygilarindan yüzüne dikkatle bakamiyorlar. Abdestinden artan suyu bile,-teberrük için-aralarinda paylasiyorlar… Madem ki, bize baris teklif ediyor, kabûl edelim, dedi.
Mekkeliler, Urve’nin sözlerinden hoslanmadilar. Bir iki elçi daha gidip geldi, fakat hiç bir sonuca varilamadi.
Rasûlullah (s.a.s.), Kureys’ten gelen eçilerle sonuca ulasilamadigini gördü. Kureys’le görüsmek üzere Hz.Ömer’i Mekke’ye göndermeyi düsündü. Ömer:
-Yâ Rasûlallah, Mekkeliler benim kendilerine olan düsmanligimi bilirler, himâyesine siginabilecegim bir yakinim da yok. Osman’in Mekke’de akrabasi çok, Ebû Süfyân ile amcazâde. Osman bu isi benden daha iyi basarir, dedi.
Hz. Osman Mekke’ye gitti. Ebû Süfyân ve diger Kureys ileri gelenleriyle görüstü. Maksatlarinin sâdece Kâbe’yi ziyâret oldugunu anlatti. Mekkeliler:
-Hepinizi Mekke’ye birakirsak, Araplar, “Kureys Müslümanlardan korktu,” derler. Fakat istersen Kâbe’yi sen tavâf et, hepiniz birden olmaz, dediler. Hz. Osman, Kâbe’yi Müslümanlardan ayri olarak ziyâret etmegi kabûl etmedi.
-Rasûlullah (s.a.s.) tavâf etmedikce, ben de etmem, diyerek tekliflerini reddetti. O’nun bu davranisi Mekkelileri kizdirdi, göz hapsine aldilar ve dönmesine izin vermediler.

admin tarafından yazılmıştır


Yorum Yaz