Gemiler Nasıl Yüzer?
Gemi üzerindeki ölçümler boy,genişlik,ve derinlik temelinde verilir.Dikeyler arası boy,teknenin baş bodoslamasından dümen bodoslamasına kadar uzanan maksimum su hattı uzunluğudur.Geminin tam genişliği,enlemesine maksimum uzunluktur.Deinlik ise,boyun tam ortasında,omuganın üst kesiminde en yüksekteki sürekli güvertenin tam genişliğinin üstüne kadar olan düşey uzunluğa draft denir.
Teknelerin biçim özelliklerini tanımakta çeşitli kat sayılardan yararlanılır.Bunlardan en yaygın olanı, geminin gerçek deplasmanının(geminin karinasıyla yer değiştiren su miktarı),teknenin boyunda genişliğinde ve derinliğindeki bir diktörtgen prizmanın deplasmanına oranı tekne narinlik kat sayısıdır.(blok emsali)Orta kesit narinlik katsayısı ise ,gemi ortasından bölündüğünde elde edilen orta kesit alanının bunun çevresinde çizilen dikdörtgenin alanına oranıdır.Prizmatik katsayı teknenin gerçek deplasmanınına oranıdır.Geminin su hattı, tekneninsuya değdiği çizgidir.Su hattı narinlik kat sayısı da ,teknenin gerçek su hattı alanının, bu alanın içine tam olarak teğet olan dikdörtgenin alanına oranıdır.
Bir akışkan üzerinde serbestçe yüzen bir cismin ağırlığı kadardır.Bir geminin sualtı bölümünün geometrik merkezine yada bu bölümile yer değiştiren su kütlesinin ağırlık merkezine kaldırma merkezi denir.Geminin dengede olması için ağırlık merkezinin , kaldırma merkezi ile aynı düşey çizgi üzerinde bulunması gerekir.Ayrıca gemini ağırlık merkezi , gemi enine yattığında ağırlık kaldırma kuvvetlerinin tekneyi denge durumuna getirecek biçimde etki sağlayacakbir konumda olmaları gerekmektedir.
Gemi yapımında kullanılan terimler
Öte yandan, teknenin kaldırma merkezi inden geçen düşey çizgi ile teknenin suya daldırılması durumunda oluşan yeni bir kaldırma merkezindenden geçen ikinci bir düşey çizginin kesişim noktasına denk merkezi denir.Gemi yan yattığında, denk merkezi ağırlık merkezinin üzerindeyse,kaldırma kuvveti geminin eski konumuna gelmesini sağlar.Denk merkezi ile ağırlık merkezindeki uzaklık ne kadar büyükse, gemini dengesi o kadar iyi olur.
Gemi yapımlarında dikkate alınan unsurlardan biride ,teknenin suda her üç koordinat doğrultusunda yapabileceği haraketlere karşı dayanıklı olması ve seyir gücünü korumasıdır.Bu nedenle dalgların ve rüzgarın ;yapabileceği sallantılar en aza indirilmeye çalışılmıştır.bu amaçla yalpa omurgalarından ,denge tanıkların cayraskopla yönetilen salma omurgalarından yararlanılır.
Gemilerde istenmeyen bir başka haraket türüde titreşimdir.Titreşime yol açan başlıca elementler,,anamakinedeki,yardımcı makinelerdeki ve pervanelerdeki dengelenmiş kuvvet ve kuvvet çiftleri,geminin dümen suyunda pervanenin yol açtığı kuvvetler ve momentler ile deniz dalgalarının çarpma etkisidir.Titreşim,geminin çeşitli bölümlerinde yada parçalarında oluşabileceği gibi teknenin tüm gövdesindede ortaya çıkabilir.Bu sorun genellikle küçük bir harcamayla ,çoğu kez kısmi eklemerle titreşen bölümlerin sabitlenmesi yada desteklenmesiyle çözülebilir.Teknenin gövdesinde oluşabilecek titreşimlerin ise tasarım aşamasında önlenmesi gerekir.
Bir gemi harekte geçtiğinde, tekne yüzeyi ile su kütlesi arasında bir sürtünme oluşur;geminin hareketi ayrıca tekne yüzeyi ve sürtündüğü sıvı arasında bir basınca neden olur.Dalgalar bu iki kuvvetten doğar.Bu kuvvaetlerin tasarımlanan gemi üzerindeki etkileri ,gemi maketleriyle havuzlarda gerçekleştiren deneylerle ölçülür.
Yapım teknikleri:Ağaç tteknelerin yapımında yararlanılan çeşitli birleştirme teknikle ve özellikle perçinleme işlemi ,önceleri metal gövdeli teknelerin gövde levhalarının birleştirlmesindede kullanılır.Ama 1930’da perçinlemenin yeriini kaynaklama aldı.Bu yöntemle gövde elemanlarının büyük bir bölümü önceden hazırlanabildiğnden ,tasarım tekniklerinde büyük değişiklikler yapma zorunluluğu doldu. Perçinleme işlemiyleyürütlen yapım işleri, kızak üzerinde gerçekleştirildi. Omurga ve döşekler yere yerleştirilir, posta yada ya da boy takiyeleri indirilir.
Kemerler postalarla birleştirilirve bu iskelet , postalı yapıdaki uzun ağaç parçalarıyla tutturuldu.Kaplama sonradan eklenir yapının bütün parçaları birlikte perçinlenir,böylece tüm işlemler omurgadan yukarıya doğru geröekleştirilirdi.günümüzde kaynaklama tekniğiyle yürütülen yapım işlemleri,geminin bölümlerinin , örneğin başının yada kıçının ayrı bir bütün halnde tamamlanmasına dayanır.Bu bölümlerin her biri montaja hazır parçalarının yada bölüm elemanlarının birleştirilmesiyle hazırlanır.Daha sonra tamamlanan bölümler kızağa taşınarak birbirine kaynaklanır.Bu tekniğin en önemliği üstünlüğü ,yapım çalışmalarının kapalı yerde sürdürelebilmesi ve teknenin çeşitli bölümlerinin kaynaklama işlemlerinin sırasına uygun biçimde kısaltılmasıdır.Kaynak yöntemiyle üretilen tekne gövdeleri perçinleme yoluyla yapılanlara oranla daha hafiftir.Çünkü levhaların üst üste bindirilmesine gerek kalmaz;ayrıca bu tür yüzeyi daha düzgündür, bakım giderleri daha azdır suya ve yağa daha karşı geçimsizdir.
Yapım sırasında gemi,omurganın altındaki en az bir blok hattıyla ,ayrıca yan dayanaklarla desteklenir.Teknenin bitimine yakın geminin altına beton ve ağaçbloklardan sabit yollar döşenir.
Gemi suya indirildikten sonra eksik donanımları tanımlanmak üzere havuza alınır.Ana ve yardımcı makine donanımları , boru sistemleri, güverte donanımı,cankutaran sandalları ve armaları bordaya yerleştirilir. Ayrıca yalıtım malzemeleri ile güverte kaplamaları döşenir. Tankerlerle yada kargo gemilerinde kısa süren bu işlemler yolcu gemilerinde oldukça uzun zaman alabilir.
Gemi tamamlanmaya yakın bir dizin denemeden geçirilir.Gemi mühendisleri teknenenin bitmiş ağırlığını dikkatli bir biçimde hesap ederler.Ayrıca geminin dengesini ve yükleme sığasını basit bir bayılma deneyinden elde edilen boş ağırlık ve ağırlık merkezi verilerine dayalı olarak denetlerler.Makineler de önce rıhtımda denenir,daha sonra resmi seyir denemeleri yapılır.