Mar 02

YÜKLEMİN DÜŞMESİ

Türlü nedenlerle cümlede yüklem düşe¬bilir. Bu durum, ortak yüklemi! sıralı cümlelerde yar-gısız kesik cümlelerde görü¬lür.
örnekler:
“-Onu ne zaman gördün?
-Dün (gördüm)” “-Oğlunuz kaç yaşında?
-Sekiz (yaşında)”
Bu konu hakkında bilen de konuşuyor, bilmeyen de (konuşuyordu.)
“Sonra deniz kıyısındaki beyaz kum¬lar….”
“Boğazın o eşsiz güzelliği….” Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , ,

Mar 02

SIFATLAR

isimlerden önce gelerek onların anlamlarını sayı, renk, durum, hareket, biçim, yer, işaret ve soru yönlerinden tamamlayan; onları niteleyen ve belirten kelimelere sıfat denir. bu iki kelimenin (sıfat ve isim) oluşturdukları kelime grubuna da sıfat tamlaması denir ki bütün sıfat çeşitleriyle sıfat tamlaması oluşturulabilir.
 
Kolay iş, bu sorular, küçük çocuk, hangi ev, iki elma, üçüncü sınıf…
 
 
A. Sıfatların Özellikleri

 
1. Sıfatlar isimlerden önce gelerek onları sayı, renk, durum, hareket, biçim, yer, işaret ve soru yönlerinden tamamlar; onları niteler veya belirtir: Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , ,

Mar 02

TARİHÇE

———Türkçenin bilim,teknik ve sanat kavramlarını kavramlarını karşılayacak biçimde geliştirilmesini ve özleştirilmesini amaçlayan ,
tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu olan Türk Dil Kurumu, Ankara’da 12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal’in öncülüğüde Türk Dili Tetkik Cemiyeti adı altında kuruldu. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Samih Rıfat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri’dir. Kurumun ilk başkanı Samih Rıfat’tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek” olarak tespit edilmiştir.26 Eylül 1932’de toplanan  I. Türk Dili Kurultayı’nda 26 Eylül’ün Dil Bayramı olarak kutlanması kabul edildi.Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin  adı 1934’te toplanan II. Türk Dili Kurultayı’nda Türk Dili Araştırma Kurumu, 1936’daki  III. Türk Dili Kurultayı’nda da Türk Dil Kurumu olarak değiştirildi. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Şub 28

NESNE

     Öznenin yaptığı işten doğrudan etkilenen öğeye nesne denir. Nesne fille deki işi üzerine taşır, nesneye düz tümleç de denir.

Örnek:  Müdür Bey gazete okuyordu.
                                    N           Y
              Kadın, bütün parasını kaybetmişti.
                                    N                  Y

Nesne görevindeki sözcükler cümlede iki durumda bulunur.
1. Yalın halde: Belirtisiz nesne
2. İsmin –i halinde belirtili nesne
İsimler, zamirler, isimleşmiş sıfatlar cümlede nesne görevinde kullanılabilir. Ayrıca isim tamlaması veya diğer bazı sözcük grupları nesne olarak kullanılabilir. Cümle öznesi bulunduktan sonra yükleme özneyle birlikte “ne?”, “neyi?”, “kimi?”, sorularıyla belirtili nesne bulunur. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Şub 28

ANLATIM BOZUKLUKLARI

Dilin en önemli görevi onu kullanan insanlar arasındaki anlaşmayı sağlamaktır. Söylenmek istenen her şey; açık, yalın ve anlaşılır biçimde dile getirilmelidir. İyi bir cümlede kelimeler yerli yerinde kullanılmalı, gereksiz kelimelere yer verilmemeli, anlatılmak istenenin dışında bir anlam çıkarılmasına mahal verilmemelidir. Eğer konuşmada ve yazmada açıklık, yalınlık ve anlaşılırlık yoksa ortada bir anlatım bozukluğu var demektir. Günlük konuşmalarımızda hâliyle anlatım bozuklukları yapılacaktır. Bunlar toplumdaki yerimize ve aldığımız eğitime bakılarak hoş görülür ya da görülmez. Ama yazılı anlatımda bu bozukluklar asla affedilemez. Çünkü yazı dili kültür dilidir. Kültür, bu ifade sayesinde kalıcılaşır. Eğer bu ifadede de bozukluklara yer verilirse insanlar arasında hem anlaşma eksikliği ortaya çıkar hem de farklı anlaşma yolları bulunur: “…dermişim”, “…falan”, “…yok böyle bir şey”, “Kolum iptal oldu” vb.
Konuyla ilgili olarak Feyza Hepçilingirler’in Türkçe “Off” ve Dedim: “Ah” adlı kitaplarını tavsiye ederim.
Şimdi en çok karşılaştığımız anlatım bozukluklarını başlıklar hâlinde ve örneklerle görelim: Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Şub 28

Ninniler

Ninni desem dağlar uyur
Dağlarda naneler büyür.
Benim yavrum şimdi uyur.
Ninni yavrum ninni.

Gül ağacı dürgün dürgün,
Yatırım dibinde yorgun.
Sağ olanlar gelir birgün.
Ninni yavrum ninni.

Gül ağacını budamışlar,
Gülü konca bitsin diye.
Öksüzü al giydirmişler,
Anasını unutsun diye. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Şub 28

Ben giderim o gider, yanımda tık tık eder (asa, baston)

Bilmece bildirmece, el üstünde kaydırmaca (sabun)

Bir küçücük fil taşı, cümle alemin yoldaşı (çıra)

Bir küçük nişatır, cümle alemi kuşatır (iğne) Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Sayfa 9 - 10« İlk..678910