Mar 14

ATATÜRK’ÜN DEHÂSI, DAVRANIŞLARI VE ÇALIŞMA BİÇİMLERİ

   Dehâ ve dâhi kavramı türlü biçimlerde ele alınmış ve tarif edilmiştr. Bunların başlıcalarını anıyoruz.
   a) Doğuştan olağanüstü işler görmek ve eserler yaratmak kabiliyetinde olmak, yani olağanüstü yaratıcı bir dimağ taşımak.
   b) Herkesten çok önce anlamak görmek, sezmek, kavramak, duymak ve duygulanmak.
   c) Anlaşılması ve anlatılması imkânsız olan doğuştan büyüklük ve ululuk.
   d) İnsanlığın gelişmesi sırasında ulaşabileceği en yüksek zirveleri görüp göstermek ve topluluğu oraya götürecek olağanüstü yaradılışta olmak.
   e) Bazıları dehâyı uzun bir sabır diye tarif etmişlerdir.
   f) Bir akşam sofrada (1926 yazı) dâhinin tarifi yapılır ve herkes bir görüş ortaya atarken, Atatürk şunu demiştir: “Dâhi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğunda herkes onlara delilik der.” Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

ATATÜRK İLKELERİ’NİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

   Atatürk ilkelerinin çeşitli ortak özellikleri vardır. Bu özellikler şunlardır:

- Atatürk ilkeleri Türk toplumunun ihtiyaçlarından doğmuştur. Bunların kabul   edilmelerinde ve benimsenmelerinde, herhangi bir dış baskı ve taklitçilik   yoktur.
- Her ilkenin anlam, kavram ve yapısını, Türk milletinin ruhuna, karakterine   ve geleneklerine uygun düşen yönüyle değerlendirmek gerekir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

ATATÜRK İLKE VE İNKILÂPLARI’NIN DAYANDIĞI ESASLAR

   Atatürk ilke ve inkılâplarının dayandığı sosyal, siyasal, kültürel ve tarihî temeller vardır. Değişik konularda değindiğimiz bu esasları, toplu olarak şöyle sıralayabiliriz:

- Millî tarih bilinci,
- Vatan ve millet sevgisi,
- Millî dil,
- Bağımsızlık ve özgürlük,
- Egemenliğin millete ait olması,
- Millî kültürün geliştirilmesi,
- Türk toplumunun çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarılması,
- Türk milletine inanmak ve güvenmek,
- Millî birlik ve beraberlik,
- Ülke bütünlüğü. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

ATATÜRK İLKELERİ’NİN AMACI

   Millî Mücadele’miz başarıyla sonuçlanıp bağımsızlık kazanılmıştı. Fakat son yüzyıllarda milletimizin içinde bulunduğu geri kalmışlık devam ediyordu. Bu durumu ortadan kaldırmak için Türk toplumunu aklın ve bilimin öncülüğünde çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak gerekiyordu. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

HARF İNKILÂBI

   1 Kasım 1928′de, daha Önce Türkçeyi yazmak için kullanılan Arap harfleri yerine Lâtin esasından alman harfler, Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere yer vererek Türk harfleri adı ile 1353 sayılı kanunla kabul edilmiştir. Harf İnkılâbı yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine yeni Türk harflerinin alınmasını ifade eder. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

HALİFELİĞİN KALDIRILMASI

   Kısa zamanda, içteki ve dıştaki bazı gelişmeler gösterdi ki, halifelik kaldırılmadığı takdirde, “millet egemenliği” ilkesi her an tehlikeye düşebilecek; zamanla halife egemenliğe ortak olmağa kalkışacaktı. İslâm hukukuna göre, halifenin görev ve yetkilerinin sadece dinî konularla sınırlı olmayacağı, hilâfet makamında oturan kisinin mutlaka dünyevî siyasî iktidara da sahip olması gerektiği tezi, daha ilk günlerden itibaren, hilâfet yanlıları tarafından ileri sürülmeğe başlanmıştı. Yurt dışında, İngilizlerin etkisi altındaki Ağa Han, halife ile Ankara Hükümeti arasındaki ilişkilere karışmağa kalkıştı. Bazı din adanılan ve siyasetçiler “hilâfetin hak ve görevlerini hiçbir meclisin sınırlayamayacağım” ileri süren propagandalara giriştiler. Şartlar halifeliğin kaldırılmasını zorunlu hâle getirmişti. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 14

ATATÜRK’ÜN DÜŞÜNCE SİSTEMİNİ
OLUŞTURMASINA NEDEN OLAN ETKENLER

   Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin oluşumunda Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki olaylar, Atatürk’ün yetiştiği ortam, bazı düşünürlerin fikirleri ve dünyadaki demokratikleşme hareketleri gibi faktörler rol oynamıştır.
Türklerin tarih boyunca kurdukları en büyük devletlerden biri olan Osmanlı Devleti’nin çöküşü yapılan ıslahatlara rağmen durdurulamamıştı. Fransız İhtilâli ile yayılmaya başlayan milliyetçilik fikri bu parçalanmayı hızlandırdı. Türkleri, Avrupa’dan ve Anadolu’dan çıkarmak isteyen İngiltere, Fransa, Avusturya ve Rusya milliyetçilik fikrini Osmanlı Devleti’ni yıkmak için kullandılar. Önce, Balkanlar’da Yunanlılar ve Sırplar ayaklanıp Osmanlı Devleti’nden ayrıldılar. Rusların kışkırtmalarıyla Ermeniler de Doğu Anadolu’da ayaklanmaya başladılar. Diğer taraftan, İngilizler Doğu Akdeniz’de söz sahibi olabilmek için 1882′de Mısır’ı işgal ettiler. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Sayfa 5 - 20« İlk..34567..Son »