Mar 12
SİGARANIN ZARARLARI
SİGARA İÇMENİN VÜCUDA ETKİLERİ
Artık herkes sigaranın ne kadar ne kadar zararlı olduğunu biliyor. Tütünün kanserojen olduğunu duymayan, bilmeyen kalmadı. Ancak, sigaranın zararları bununla bitmiyor, her türlü kalp ve akciğer hastalığına yol açıyor, damar tıkanıklığı felce kadar götürebiliyor. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
Mar 12
Bel Fıtığı
Bel fitigi, bel omurlarinin arasindaki kikirdagin asiri zorlama nedeniyle yerinden kayarak bacaklara gelen sinirlere ve omurilige baski yapmasi sonucu olusan bir hastaliktir. Belirtiler: Hasta belinden kalcasina ve bacagina yayilan agridan sikayet eder. Bu agri ayak topuguna ve parmaklara kadar uzanabilir. Bazi hastalar bacaginin arka kismindan bir iple çekildigini söylerler. Hastanin beli bir tarafa egilebilir. Zamanla ayakta uyusma, kuvvet kaybi gelismeye baslar. Ilerlemis vakalarda idrar ve büyük abdest yapmakta zorluklar olusabilir. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
Mar 12
Stres Nedir?
Bazı insanlar stresi, çıkarttığı migren, yüksek tansiyon, sinir, ülser vb. hastalıklardan yola çıkarak tanımlarlar. Bazıları ise stresi artıran değiskenler üzerinde dururlar (insanlararasındaki iletişimsizlik, fazla iş, görev değişiklikleri, hızlı değişim gibi).
Her birey stresi sezgileriyle az çok algılayabilir. Fakat insanlarin çoğunun stresi tanımlaması sanıldığı kadar kolay değildir. stres, her bireyin adaptasyon yeteneğine göre verdiği tepkidir. Bazılarında pozitif etkiler (enerji, uyarılmış davranış, migren) ortaya çıkarır. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
Mar 12
MİGREN NASIL BAŞLAR ?
Migren çocuklukta kendini gösterir…
Çocuğunuzu araba tutuyor, alerjisi var, uyuma güçlüğü çekiyor ya da sık kusuyorsa ileride migrenle karşılaşma ihtimali çok daha yüksek…
Çünkü migren, beyni ve sinir sistemi daha hassas olan insanları esir alıyor!
Migren ve baş ağrıları, insanlık tarihi kadar eski. Asurlularda, Mısır papirüslerinde baş ağrısıyla ilgili bilgiler yer alıyor… Ancak yüzyıllar önce olduğu gibi bugün de migren sırrını koruyor. Tedavideki hızlı ilerlemelere karşın hastalığın nedeni hâlâ bilinmiyor. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
Mar 12
HORMONLAR
Vücutta bulunan bir çok organların salgıları doğrudan doğruya kana karışır. bu salgılar kendilerini yapan organlardan bir kanalla taşınmadıklarından bu organlara bazen kanalsız bezler dendiği gibi daha ziyade endokrin organlar denir.Endokrin organların salgıları muayyen fizyolojik özelliklere sahiptirler.Bu salgıların etken maddelerine hormon denir. Selye (1947) hormonları şöyle tarif etmiştir.
“Hormon belirli hücreler tarafından yapılan ve aktivitesini etkilediği uzak yerdeki hücrelere,kanla taşınan bir fizyolojik organik bileşiktir” Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
Mar 12
RNA-DNA
RİBONÜKLEİK ASİT (RNA)
RNA’lar ribonukleotitlerinbirbirlerine bağlanması ile meydana gelen tek zincirli nukleik asitlerdir. DNA molekülleri ile kıyaslandığı zaman boyları daha kısadır. Hemen hemen bütün hücrelerde bol olarak bulunmaktadırlar. Gerek prokaryotik gerek ökaryotik hücrelerde genellikle üç ana sınıf RNA’ya rastlanmaktadır. Bunlar mesencır RNA (mRNA), ribozomal RNA (rRNA) ve transfer RNA (tRNA) dır. Bütün RNA’lar tek zincirli özel bir baz dizisine, karakteristik bir molekül ağırlığına sahip ve belirli bir biyolojik fonksiyonu yerine getirmektedir. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
Mar 12
Dna’nın Sentezi (Replikasyonu)
Dikkatli ölçmeler sonucu elde edilen değerlerden aynı tip hücrelerde DNA’nın hem kimyasal özelliğinin hem de toplam miktarının, dölden döle sabit kaldığım biliyoruz. Demek ki DNA’nın hem niceliği ve hem de niteliği,aynı ana hücreden meydana gelen benzer hücrelerde aynı kalmak zorundadır. Bu nedenle hücre mitoz bölünmeye hazırlanırken DNA bütün uzunluğu boyunca, bütün kromozomlarda bir uçundan diğer ucuna doğru kendini ikiler. Bir DNA molekülü replikasyon (ikileşme) yapacağı zaman DNA molekülünün ikili sarmal dizilerim birbirine bağlayan zayıf hidrojen bağları bir fermuar gibi açılır. Eğer molekülün bir uçundan baslarsak teker teker her pürini, pirimidin esinden fermuarı açar gibi ayırabiliriz. Bu açılma her iki dizide eşlerinden ayrılan pürin ve pirimidinin uçlarını açıkta bırakır. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: dna