Şub 28

Sanat ve Felsefe     

 Sanat, bir duygunun, tasarının, ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı, veya, bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık olarak tanımlanır. Yada sanat; insanların nesnel gerçekliği, estetiksel biçimde yeniden yaratması ve bunu yapabilme yeteneğidir. Kısaca sanat, insanla, nesnel gerçekçilik arasındaki estetik ilişkidir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 28

FELSEFE NEDİR?

- Felsefe kişinin kendisini ve çevresini anlama, yorumlama, açıklama ve gerçeği arama çabasıdır.

FELSEFENİN GENEL ÖZELLİKLERİ
- Felsefe, bilgi edinmeye değil bilgi aramaya yönelik bir faaliyettir.
- Felsefede cevaplardan çok sorular önemlidir.
- Felsefe, insanı ve evreni bir bütün halinde kavramaya çalışır.
- Felsefe, bir bilin değildir ancak bütün bilimler felsefeden doğmuştur.
- Felsefenin yöntemi her zaman için bilinçli, tutarlı, sistemli bir düşünme yöntemidir.
- Felsefi sistemler kendi içerisinde tutarlıdır. Fakat genel- geçer bir niteliğe sahip değildirler. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Şub 28

Felsefe Tarihi

İlk çağ felsefesi deyince, dar anlamında Yunan felsefesi ile bu felsefeden doğmuş olan Helenizm-Roma felsefesini anlayacağız. Belli bir tarih dönemini adlandıran İlkçağ kavramı, bilindiği gibi, geniştir: Bu dönem, ilk yazılı belgelerle başlar aşağı yukarı dördüncü bin yıldan İsa’dan sonra 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun çöküşüne kadar sürer. Bu uzun zaman aralığında da, birçok kültürler doğup gelişmiştir.

Uzakdoğu ve Hint kültür çevrelerini bir yana bırakırsak, yalnız Akdeniz çevresinde başlıcalarını sayalım: Mısır, Mezopotamya (Sümer, Akad, Babil, Asur), Hitit, Fenike, Yahudi, Yunan, Pers, Roma, Kartaca kültürlerini buluruz. İlkçağ kavramı, bütün bu kültürleri içine alır. Öyle ise, neden İlkçağ felsefesi derken, yalnız Yunan felsefesi ile bundan türemiş olan felsefeleri anlıyoruz? Neden bin yıllarca sürmüş olan bu çağın, felsefe bakımından başarısını yalnız Yunanlılara ayırıyoruz? İlkçağı bir bütün olarak ele almak doğru olmaz mıydı? Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , ,

Şub 28

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Osmanlılar’da “Felsefe”

Biz, bu makalede, adından da anlaşılacağı üzere, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar olan dönemde, Osmanlılar’daki felsefî faaliyetleri söz konusu edeceğiz.

İlkin, Tanzimattan önce de, Osmanlılar’da, birtakım felsefî faaliyetlerin ve felsefe eğitiminin var olduğuna, medreselerde, özellikle de, Sahn-ı Semân ve Süleymaniye medreselerinde, matematik, astronomi ve tıp gibi aklî bilimlerin yanısıra, felsefe okutulduğuna işaret etmeliyiz (1). Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 28

Feng Shui (pronounced “fong shway”) is a Chinese philosophy about the relationship between humans and their environment. It is about how everything is connected and affects your well-being. Based on the laws of nature, its theories offer us a way of understanding why certain things occur and how to create a comfortable environment that lets us live and work efficiently and progressively. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 28

Felsefeye Giriş

Felsefe insanı ,evreni doğayı anlamak amacıyla sürdürülen bir araştırma gayesidir .Felsefe doğruyu ve gerçeği aramaktır .Bunları ararken de “ben neyim?evren nedir?nereden geliyorum?nereye gidiyoruz?yaşamın anlamı nedir?neye inanmalıyız?gibi sorulara cevap arar

FELSEFENİN KONULARI
-Varlık Felsefesi
-Bilim Felsefesi 
-Ahlak Felsefesi
-Din Felsefesi
-Sanat Felsefesi Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 28

KANT, Immanuel: 1724-1804 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman filozofu. Temel eserleri: Kritik der Reinen Vernunft (Saf Aklın Eleştirisi), Kritik der Pratischen Vernunft (Pratik Aklın Eleştirisi) ve Kritik der Urteilkraft (Yargı Gücünün Eleştirisi).

Temeller: Modern felsefenin gelişim seyrine uygun olarak epistemolojiyi ön plana çıkartmış olan Kant, öncelikle Hume’dan etkilenmiştir. Kendi deyişiyle Hume onu dogmatik uykusundan uyandıran, spekülatif felsefe alanındaki araştırmalarına yeni bir yön veren filozof olmuştur. Öte yandan, o Descartes’in akılcılığının da birtakım olumlu yönler içerdiğini saptamış ve zihnimizin, matematikle uğraştığı zamanki işleyiş tarzı karşısında adeta büyülenmiştir. Kant, bundan başka asıl, on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda göz kamaştırıcı gelişmeler kaydeden bilimden, özellikle de fizikten etkilenmiştir. Kant’ın gözünde bilim, öncülleri kesin olan ve yöntemleri, ancak Hume’unki gibi felsefi bir kuşkuculuk benimsendiği zaman, sorgulanabilen evrensel bir disiplindir. Bir bilim adamı, Kant’a göre, bir yandan kendisinden önceki bilim adamlarının ulaştığı sonuçları kabul eder; yine, bir bilim adamı kabul ettiği bu sonuçlara ek olarak, yeni araştırmalara giriştiği zaman, deneysel yöntemler kullanır. Bilim yansızdır ve nesneldir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , ,

Sayfa 3 - 512345