Mar 09

Nietzsche

1844 – 1900 yılları arasında yaşamış olan Alman filozofu Nietzsche, akademik olmaktan çok, edebi bir filozoftu. Ontoloji ve epistemolojide yeni teknik kuramlar bulmuş değildi. Onun önemi, ahlak alanında ve tarihsel eleştirici olmasındadır. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 28

FELSEFE VE MODERNİZM

“Bir nehirde iki defa yıkanılmaz”.

Felsefenin ve Modernizmin arasındaki ilişkiyi sorgularken doğrusu ne alakası var diye düşünülebilir. Felsefi görüş olarak modernizmi anlatmak Yeni Dünya Düzeninde zor olmasa gerek.

Felsefenin Manası
Sevgi anlamına gelen “filo” ve hikmet anlamına gelen “sofia” kelimelerinden oluşan “Hikmet sevgisi”dir felsefe. Feylesofların mesleği. Maddeyi ve hayatı ve bunların çeşitli tezahürlerini ve sebeplerini, ilk unsurları ve gaye cihetinden inceleyen fikri çalışma ve bu çalışmaların neticelerini toplayan ilim, herkesin hususi fikri. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Şub 28

EĞİTİM AKIMLARI

Ülkücülük (İdealisme)
İdealizm felsefî bir kuram olduğu kadar en eski bir eğitim kuramıdır da. Aynı zamanda bir öğreti olarak varlığı düşünceye, eşyayı anlayışa göre değerlendirir. Ahlâk açısından idealizm, insanın hareket ve gidişatını bir ideal doğrultusunda algılar.

İdealizmin sanat anlayışı ise, sanatın doğadan kopya edilen bir taklit olmadığı, aksine sanatın zihinsel ruhsal doyum veren soyut, kurgul (fictif) ve simgesel bir tasarımlar dizgesi olduğu biçimindedir.
Şu halde idealizm duyulur dünyanın görüngülerin (fenomenlerin) karşısında hiç bir koşula bağlı olmayanı, saltık (mutlak) olanı bulmaya çalışıyor demektir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Şub 28

FELSEFE VE AHLAK

Şüphesiz ki, Ahlak konusu kendisini birçok gayretlere rağmen, Felsefeden ayıramamıştır. Şunu söyleyelim ki, Ahlak felsefeden ayrılmış olsa bile, felsefenin ahlak problemlerinden hemen hemen imkansız gibidir.

Eskiden felsefe bütün ilim dallarını içine almıştı; sonradan her ilim felsefeden ayrılmıştır. Bu kanaat birçok yanlışlıklara sebep olmuş, manevi ilimler gibi bir ayağı daima felsefi sahada olan bilgi dallarında da, analoji yolu ile, tabiat ilimlerinde olduğu tarzda, felsefeden ayrılma tasavvur ve iddia edilmiştir. Sadece fizik hadiselere, felsefelerin dışında, yeni bir bakış gelmiştir.Yani felsefenin tavrı yanında ilmi tavır teşekkül etmiştir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 28

EFLATUN, Yun. Platon, Yunan filozofu (Atina M.ö. 428-y.y. 348/347).

Soylu bir ailedendi. Sokrates’in derslerini izlemeden önce, filozof Kratilos’un öğrencisi, Herakleitos’un çömezi idi. Eflatun, Otuz’lardan biri olan Kritias ile akrabalığına rağmen oligar¬şi hükümetine katılmadı. Demokratik tep¬kilerle bu tepkilerin doğurduğu sonuçlar, ay¬rıca Sokrates’in ölüme mahkûm edilişi (399) karşısında Atina’nın siyasî hayatından uzak¬laştı. Mısır’ı, Kyrenaia’yı, Güney İtalya’¬yı gezdi. Yaşlı Dionysios’un kayınbiraderi Dion tarafından Sicilya’ya çağrıldı; burada Dion’u filozof bir hükümdar olarak yetiştir¬meğe çalıştıysa da başarı sağlayamadı. Ati¬na’ya döndü (387). Akademia adında bir felsefe okulu kurdu: yazılarıyla kendini bir okul önderi olarak kabul ettirdi. Yaşlı Dionysios’un ölümünden sonra iki defa da¬ha (367 ve 361) Sicilya’ya gittiyse de Genç Dionysios’u etkileyemedi. Sicilyalı öğrencisi olan Dion, 354’te, Sicilya’ya yaptığı silahlı bir çıkartmadan sonra öldürüldü. Eflatun 80 yaşlarında öldüğü zaman Akademiyi, ye¬ğeni Speusippos’a bıraktı. Eflatun’un eseri, 28 diyalog tutar, bunlar¬dan ikisi (Devlet ve Kanunlar) büyük çapta birer inceleme niteliğindedir. Eflatun ayrıca mektuplar bıraktı; mektuplarda yedinci ve sekizinci, Sicilya’daki siyasî serüvenlerini an¬latır (öteki on bir mektubun Eflatun tara¬fından yazıldığını kesinlikle söylemek müm¬kün değildir). Diyalog’ların hemen hepsinde Sokrates tartışmayı başlatan bir kişi olarak görünür; her diyalog adını, Sokrates’e kar¬şı tartışmayı sürdüren kişinin adından alır. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: ,

Şub 28

KARL MARX (1818-1883)

Almanya’da Trier’de doğdu. Babası hukukçudur. 1824’de Protestanlığı kabul etmiştir. Yahudi’dir. Berlin’de hukuk öğrenimi yapan Marx’ın asıl ilgilendiği; felsefe ve tarihtir. Marx, sanayi çağı içinde yetişmiş, bütün bu toplumsal, ekonomik ve siyasal değişmelere tanık olmuştur. 1847’de Marx ve Engels “Komünist Parti Bildirisi”ni yayımladılar. Bu bildiride: Toplumsal yaşama alanını da kuşatan bir maddecilik, çok yanlı ve derine giden bir gelişme öğretisi, sınıfların savaşması kuramı ve yeni bir toplumun yaratıcısı olarak proloteryanın dünya tarihindeki ihtilalci rolü kuramı açık ve seçik olarak dile geliyordu.

Marx’ın görüşleri ve kuramlarının tümüne “Marksizm” denir. Ama Marx ve Engels, felsefelerini “Materyalist Diyalektik” olarak adlandırırlar. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Şub 28

 İBN-İ SİNA (980-1037)

İslam filozofu. Aristotelesçi felsefe anlayışını İslam düşüncesine göre yorumlayarak, yaymaya çalışmış, görgücü-usçu bir yöntemin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Buhara yakınlarında Hormisen’de doğdu, 21 Haziran 1037’de Hemedan’da öldü. Gerçek adı Ebu’l-Ali el-Hüseyin b. Abdullah İbn Sina’dır. Babası, Belh’ten göçerek Buhara’ya yerleşmiş, Samanoğulları hükümdarlarından II. Nuh döneminde sarayla ilişki kurmuş, yüksek görevler almış olan Abdullah adlı birisidir. İbn-i Sina, önce babasından, sonra çağın önde gelen bilginlerinden Natilî ve İsmail Zahid’den mantık, matematik, gökbilim öğrenimi gördü. Bir süre tıpla ilgilendi, özellikle, hastalıkların ortaya çıkış ve yayılış nedenlerini araştırdı, sağıltımla uğraştı. Bu alandaki başarısı nedeniyle, II. Nuh’un özel hekimi olarak görevlendirildi, onu sağlığa kavuşturunca, dönemin önde gelen tıp bilginlerinden biri olarak önem kazandı. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler:

Sayfa 1 - 512345