Mar 09

HZ. HAMZA VE HZ. ÖMER’IN MÜSLÜMAN OLMALARI

a) Hz. Hamza’nin Müslüman Olmasi
Hamza, Peygamberimizin amcalarindandir. Süveybe’den O da emdigi için, Rasûlullah (s.a.s.) ile süt kardestir. Mekke Devri’nin 6′inci (616 M.) yilinda Müslüman olmustur.
Peygamberimiz bir gün “Safâ” tepesinde otururken yanindan Ebû Cehil geçti. Rasûlullah (s.a.s.)’e çirkin sözlerle hakarette bulundu. Peygamberimiz hiç bir karsilik vermedi. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 09

MEKKE VE KÂBE

Yeryüzünde Allah’a ibâdet için yapilan ilk binâ, bütün namazlarda kiblegâh olarak yönelmekte oldugumuz Kâbe’dir.Allah’in emriyle Hz. Ibrâhim ve oglu Hz. Ismâil tarafindan Milattan 2000 yil kadar önce Mekke’de yapilmistir. Tavâfa baslama yerinin isâreti olmak üzere, Kâbe’nin güney-dogu kösesi (Rükn-i Hacer-i Esved) nde bulunan “Hacer-i Esved” denilen siyah tasi Hz. Ibrâhim, Ebu Kubeys dagindan getirerek hâlen bulundugu köseye koymustur. Insaatin tamamlanmasindan sonra Hz. Ibrâhim ilk tavâfi oglu Hz. Ismâil’le beraber yapmis, bütün insanlari hacca, Kâbe’yi ziyârete dâvet etmistir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: ,

Mar 09

ISLÂMIYETTEN ÖNCE ARABISTAN

ARABLARIN DURUMU

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Arap yarimadasinin Hicaz bölgesinde, Mekke sehrinde dogdu. O’nun hayâtini ve insanlik târihinde yaptigi büyük inkilâbi kavrayabilmek için, yasadigi asirda Arabistan’in genel durumunun ve Araplarin yasayislarinin, ana hatlari ile de olsa, bilinmesinde fayda vardir. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 09

RASÛL-I EKREM (S.A.S.)’IN ÜSTÜN AHLÂKI

“Allah’im beni ahlâkin en güzeline yönelt. Kötü ahlâktan uzaklastir”.
Rasûlüllah (s.a.s.)Efendimiz, simâca insanlarin en güzeli, ahlâk yönünden de insanlarin en üstünüydü. “Sizin en hayirliniz, ahlâken en üstün olaninizdir.” “Ben ancak güzel ahlâki tamamlamak için gönderildim”. buyurmustu. Nitekim Kur’ân-i Kerîm’de “Aziz Peygamberim, süphesiz sen en üstün bir ahlak üzeresin”, buyurulmustur. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 09

VEDÂ HUTBESI (9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)

Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccinda, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adli devesi üzerinde, Arafat Vâdisi’nin ortasinda 124 bin Müslümanin sahsinda bütün insanliga söyle hitabetti.
“Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan yardim isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artik onu kimse saptiramaz. Sapikliga düsürdügünü de kimse hidâyete erdiremez. Sehâdet ederim ki; Allah’dan baska ilâh yoktur. Tektir, esi ortagi, dengi ve benzeri yoktur. Yine sehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Rasûlüdür Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 09

VEDÂ HACCI (Zilhicce 10 H/Mart 632 M.)

“Bugün, inkâr edenler, sizi dininizden etmekten ümitlerini kesmislerdir. Artik onlardan korkmayin, Ben’den korkun. Bu gün dininizi kemâle erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladim. Din olarak, sizin için Islâm’i seçip ondan hosnut oldum.” (el -Mâide Sûresi, 3)

Vedâ, bir yerden ayrilan kimse ile geride kalanlarin birbirlerine karsilikli esenlik dilemeleri demektir. Peygamber Efendimiz, Arafat’ta irâd ettigi hutbesinde, dünya hayâtindan ayrilmasinin yaklastigina isâret ederek, ashabiyla vedâlastigi için, bu haccina “Vedâ Hacci” denilmistir. Henüz farz kilinmadan, Hicretten önce Rasûlüllah (s.a.s.) bir çokdefa haccetmisti. Medine’ye hicretinden sonra Vedâ Hacci ilk ve son hacci odu. Bu haccindan 81 veya 82 gün sonra vefât etti. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Mar 09

HAYBER’IN FETHI (Muharrem 7 H./Mayis 628 M.)

a) Savasin Sebebi

Hayber Medine’nin kuzey-dogusunda, Suriye yolu üzerinde, Medine’ye 170 km. mesâfede büyük bir Yahûdî sehriydi. Yedi kalesi vardi. Hurmaliklariyla meshûr, münbit bir vâha’da kurulmustu.
Hayber, Müslümanlara karsi bir fesâd ocagi hâline gelmisti. Daha önce Medine’den çikarilmis olan Yahûdîler de oraya yerlesmislerdi. Müslümanlara karsi, müsrik bedevî Arablari harekete geçiren, Hendek Savasini hazirlayan bunlardi. Hendek Savasinda, Benî Kurayza Yahûdîlerine, düsmanla isbirligi yaptiranlar da bunlar olmustu.
Rasûlullah (s.a.s.) Hayber ahalisiyle baris yapmak istiyordu. Hudeybiye’den döndükten sonra, Ravâha oglu Abdullah’i Hayber’e gönderdi. Fakat Yahûdîler baris teklifini kabûl etmediler. Onlar, komsulari Gatafan kabilesiyle birlikte Medine’yi basmak için hazirlaniyorlardi. Hudeybiye Baris Anlasmasi’nin, Müslümanlarin aleyhine görünen maddeleri,onlara Müslümanlari kuvvetsiz göstermisti. Münâfiklar da onlari savasa tesvik ediyorlardi. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır

Sayfa 2 - 41234