Şub 25
Mayoz
Bütün döllerde kromozom sayısının değişmez kalabilmesi için (sperm ve yumurtanın birleşmesinden kromozom sayısı iki katına çıkacağından dolayı) farklı bir hücre bölünmesi gelişmiştir. Mayoz bölünme ismini alan bu tip bölünmede, kromozom sayısı yarıya indirgenir. Mayoz bölünmenin sonunda meydana gelen gametler diğer vücut hücrelerinin aksine n sayıda kromozom taşır (bazı bitkilerde ve bir hücrelilerde bireyin kendisi yaşantısı boyunca haploid kromozomlu olduğundan mayoz bölünmeye gerek kalmaz). Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: mayoz
Şub 25
VİRÜSLER
Çok küçük mikroorganizmalardır. Uzun süre bilim adamlarının dikkatini çekmemiştir. Meydana getirdiği hastalıklar hep bakterilerden bilinmiştir. Elektron mikroskobunun bulunmasıyla ancak virüslerin farkına varılmıştır.
İlk olarak tütün bitkisinin yapraklarında hastalık meydana getiren virüs bulunmuştur. Daha önce tütnlerde bu hastalığın bakteriler tarafından meydana getirildiği sanılıyordu, fakat incelemelerin hiç birisinde bakteriye rastlanmıyordu. Hasta tütün yapraklarından elde edilen özütün elektron mikroskobuyla incelenmesinden sonra hastalığın bakteri dışında yeni bir mikroorganizma tarafından meydana getirildiği görüldü. Bu mikroorganizmalarda daha önce hiç rastlanılmayan ve bilinmeyen bir yapı ortaya çıktı. Normal hücre yapısına bemzemeyen virüslerde sadece dış tarafında bir protein kılıf ve içerisinde nükleik asit vardı. Bunların dışında stoplazma, organel gibi yapılar bulunmuyordu. Bu yapıda onların zorunlu parazit yaşamalarını gerektiriyordu.
Evet, bir virüsün yapısı sadece dışta bir protein kılıf ve içerisinde nükleik asitten meydana gelir. Herhangi bir organeli ve enzimleri olmadığı için normal bir hücre gigi yaşamlarını sürdürebilmeleri olanaksızdır. Yaşamsal faliyet (üreme gibi) gösterebilmek için mutlaka canlı bir hücreye girmeleri gerekir. Hücre dışında ise kristal halde bulunurlar. Bu yüzden bilim adamları tarafından cansızlık ile canlılık arasında geçiş formu olarak kabul edilirler.
Virüsler küre, çubuk ve elips şeklinde olabilirler. Bulundurdukları nükleik asit tek çeşittir. Yani ya sadece DNA yada sadece RNA bulundururlar. Aynı zamanda çok ta spesifiktirler. Sadece belirli hücrelere girerler. Bir kuduz virüsü sadece beyin hücrelerine, uçuk virüsü sadece ağız civarındaki epitel doku hücrelerine bir bakteriyofaj sadece belirli bakteri türlerine, AIDS virüsü sadece kandaki akyuvar hücrelerine gibi.
Virüs hücreye tutunduğunda ilk önce hücrenin zarını eritir. Dha sonra bu delikten içeriye kendi nükleik asitini akıtır. Hücreye giren virüs nükleik asiti derhal yönetimi ele geçirerek hücreyi kendi hesabına çalıştırmaya başlar. İlk önce kendi nükleik asitlerinin kopyalarını arkasından da protein kılıflarını sentezlettirir. Daha sonra bunları birleştirerek yüzlerce virüs oluşmasını sağlar. Hücre içerisindeki virüsler hücreyi patlatarak dışarı çıkar ve yeni hücrelere saldırırlar. Yapılarından dolayı ve hücre içerisinde bulunduklarından antibiyotik türü ilaçlardan etkilenmezler.
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: virüsler
Şub 25
BAKTERİLER
GENEL ÖZELLİKLERİ
Monera alemini oluşturan prokaryot canlıların en yaygın ve en çok bilinen grubu bakterilerdir. O kadar yaygındır ki bugün dünyamızda bakterinin bulunmadığı yer yoktur diyebiliriz. En çok organik atıkların bol bulunduğu yerlerde ve sularda yaşarlar. Bununla beraber, -90 0C buzullar içinde ve +80 0C kaplıcalarda yaşayabilen bakteri türleri de vardır. Hava ile ve su damlacıkları ile çok uzak mesafelere taşınabilirler. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: bakteriler, bakterilerin beslenmesi, bakterilerin solunumları, bakterilerin üremeleri
Şub 25
Boşaltım Sistemi
Bilindiği gibi tüm canlılar hareket ve çeşitli faaliyetleri sonucu birtakım yan ürünler denilen, farklı ve hücre veya organizmada durması olumsuz etkiler yaratacak maddeler ve bileşikler meydana getirir. Bunların etkisi olmayacak bir yere atımı ise boşaltım sisteminin işlevidir. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: bir hücrelilerde boşaltım, bitkilerde bolaştım, boşaltım sistemi ve rahatsızlıkları, insan boşaltım sistemi, omurgalılarda boşaltım, omurgasızlarda boşaltım
Şub 25
DNA
Çekirdek içindeki DNA ve RNA moleküllerine kısaca nükleit asit denir. Nükleit asitler bir canlının yaşamını sürdürmesi için şart olan moleküllerdir. Çünkü hücre içindeki tüm hayatsal faaliyetler için nükleik asitlere ihtiyaç vardır. Nükleit asitler nükleotitlerden oluşmuştur. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: dna, rna
Şub 25
SOLUNUM SISTEMI
Havayla yasayan canlilarda , enerji olusturmaya yarayan fiziksel ve kimyasal islemleri gerçeklestiren sisteme solunum sistemi denir. Havayla yasar (aerob) bir organizmanin , yasam islevlerini sürdürebilmesi için çevresindeki havadan yada sudan oksijen almasi gerekir. Oksijen (O?) alis ve hücresel atik ürünü karbondioksiti (CO?)çevreye salis sürecine, “ solunum” adi verilir. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: balıkalrda solunum, iki yaşayışlılar, kuşlarda solunum, memelilerde solunum, solunum sistemi, sürüngenlerde solunum
Şub 25
HORMON: Vücudun herhangi bir yerindeki hücrelerce salgılanan, ancak salgıladığı hücrelerde etkili olmayıp, vücudun diğer bölümlerindeki hücrelerin gelişim ve aktifliği üzerinde etkili olabilen maddelerdir. Devamını okuyun »
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: bez hastalıkları, guatr, troid