Mar 03

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI  (1914-1918)

1-BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SEBEPLERİ VE SAVAŞIN GELİŞMESİ

19.yy içinde Avrupa’da sanayileşme hız kazandı. Bunun sonucu olarak gelişen, genişleyen sömürgecilik anlayışı diğer kıtaları da etkisi altına aldı. Devletlerin çıkar çatışmaları, karşılıklı ekonomik rekabete dönüştü.
Siyasi birliklerini tamamlayan Almanya ve İtalya, 19.yüzyılın sonlarına doğru kuvvetli birer devlet haline geldiler. Almanya sanayide hızla gelişti. Hammadde ihtiyacını karşılamak için sömürgeciliğe önem verdi, dünya pazarlarının bir bölümünü ele geçirdi. Almanya’nın deniz ticaret filosu önem kazandı. Deniz ticaret filosunu korumak ve sömürgelerini elde tutmak için deniz kuvvetlerini güçlendirdi. Bu durum İngiltere’yi telaşlandırdı. İngiltere ve Almanya arasında rekabet doğdu.

Çıkar çatışmaları, Avrupa devletlerinin kendi aralarında bloklaşmalarına sebep oldu. 1883’te Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu, İtalya “üçlü ittifak” devletlerini oluşturdular. 1907’de buna karşılık İngiltere, Rusya, Fransa “üçlü itilaf” devletlerini oluşturdular.
1914 Haziran ayı sonlarında Saraybosna’yı ziyaret eden Avusturya-Macaristan veliahdı bir Sırp milliyetçi tarafından öldürüldü. Bu olay savaşın başlamasına bahane oldu. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Sırbistan’a savaş ilan etti. Böylece Birinci Dünya Savaşı başlamış oldu.
Rusya, Sırbistan’ın yanında yeraldı. Fransa Rusya’yı destekledi. Almanlar Fransa ve Rusya’ya savaş açtı. İngiltere de imzaladığı anlaşma gereğince Fransa ve Rusya’nın yanında savaşa katıldı. Bir süre tarafsız kalan İtalya, batı ve güney Anadolu kıyılarının kendisine verileceği vaadedildiği için İtilaf Devletleri yanında yeraldı.
Savaşın Avrupa’da başlaması uzak doğuya olan ilgiyi azalttı. Japonya Almanya’nın sömürgelerine saldırınca o da savaşa girmiş oldu. Savaş devam ederken değişik zamanlarda Romanya, Yunanistan, Portekiz, Brezilya, ABD de itilaf (anlaşma) devletleri yanında savaşa katıldılar.

I. DÜNYA SAVAŞINA KATILAN DEVLETLER

Avusturya, Sırbistan: 28 Temmuz 1914
Almanya, Rusya: 1 Ağustos 1914
Fransa, Belçika: 3 Ağustos 1914
İngiltere: 5 Ağustos 1914
Karadağ: Sırbistan’la birlikte savaşa girdiği kabul edilir.
Japonya: 23 Ağustos 1914
Osmanlı İmparatorluğu: 11 Kasım 1914
İtalya: 24 Mayıs 1915
Bulgaristan: 14 Ekim 1915
Romanya: 28 Ağustos 1916
ABD: 6 Nisan 1917
Yunanistan: 26 Haziran 1917
Bunun yanı sıra İsviçre, İsveç, Norveç, Danimarka ve İspanya gibi Avrupa Devletleri I.Dünya savaşında tarafsız kaldılar.

OSMANLI DEVLETİNİN I. DÜNYA SAVAŞINA GİRMESİ

Trablusgarp ve Balkan savaşlarından yeni çıkan Osmanlı Devleti başlangıçta tarafsız kaldı, savaşa katılmadı. Ekonomi zayıf, halk yorgun idi. Bazı devlet adamlarına göre savaşa girmeyip tarafsız kalmak en güvenilir yoldu.
İtilaf (anlaşma) devletleri, Osmanlı Devletinin tarafsız kalmasını istiyordu. Nedeni;
Osmanlı Devleti savaşa katılmasa İngiltere’nin uzak doğuya giden yolu güvenlik altında olacak ve yeni cepheler açılmayacaktı. İtilaf devletleri Osmanlı Devletine kapitülasyonları kaldırabileceklerini söylediler.
Almanya ise Osmanlı Devletinin kendi yanında savaşa girmesini istiyordu. Çünkü Osmanlı Devleti;
Rusya’yı üzerine çekerek Doğu Avrupa cephelerinin ferahlamasına yardım edecekti.
Süveyş kanalının denetimini ele geçirirse, İngiltere sömürgelerine giden yol kapanmış olacaktı.
Anlaşma (itilaf) devletlerini İran ve Irak petrollerinden yoksun bırakacaktı.
Halifelik nüfuzundan yararlanarak İngiliz sömürgelerindeki müslümanları da etkileyecekti.
İktidarda bulunan İttihat ve Terakki partisinin ileri gelenlerinden Enver Paşa Alman taraftarı idi. Almanya savaşı kazanacak Osmanlı Devleti de son zamanlarda kaybettiği toprakları geri alabilecekti. Enver Paşa ve arkadaşları bu düşüncelerle Almanya ile bir antlaşma yaptılar. Akdeniz’de İngiliz donanmasından kaçan Goben ve Breslav isimli Alman savaş gemileri Osmanlı Devletine sığındılar. Osmanlı Devleti tarafından savaş gemilerine Yavuz ve Midilli adı verildi. Gemiler Karadeniz’e çıkıp Rus limanlarını topa tuttular. Bunun üzerine İtilaf devletleri Osmanlı Devletine savaş açtı. Osmanlı Devleti, I.Dünya savaşına girmiş oldu. (1914)

OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞTIĞI CEPHELER

1-Kafkas Cephesi:
Nedeni:
Almanya, Bakü petrollerini ele geçirmek amacıyla Osmanlıları yönlendirmiştir. Enver Paşa ise; Panturanizm düşüncesinin etkisiyle Orta Asya’daki Türkleri Rusya etkisinden kurtarıp Osmanlı Devletinin çatısı altında toplamak istemiştir.
Ruslar, Erzurum, Muş, Bitlis, Trabzon ve Erzincan illerini ele geçirdiler. Çanakkale savaşlarından sonra bu cephe komutanlığına atanan Mustafa Kemal, Muş ve Bitlis’i Ruslardan geri almıştır.
Not: Birinci Dünya Savaşı sonlarında Çarlık rejiminin yıkılması sonucu Rusya, Osmanlı Devleti ile Brest Litowsk Barışı’nı imzalayarak 1878 Berlin Antlaşmasıyla almış olduğu Kars, Ardahan, Batum’u geri vermiştir. Kafkas cephesi savaşları sırasında ele geçirdiği toprakları da geri vermiştir.

2-Çanakkale Cephesi:
Nedenleri:
İtilaf devletleri tarafından;
 Sosyal ve ekonomik bunalıma düşen Avrupa’nın doğusunda Almanlara karşı zor anlar yaşayan Ruslara yardım etmek
 İstanbul ve boğazları ele geçirerek Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmak
 Savaşa henüz girmemiş olan Balkan Devletlerini kendi yanlarında savaşa sokarak, Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan’a karşı yeni bir cephe açmak
 Doğu Akdeniz’deki egemenliklerini sağlamlaştırmak amaçları doğrultusunda, açılmıştır.
Sonuçları:
 İtilaf Devletlerinin boğazları ve İstanbul’u almaları önlenmiştir.
 Rusya’ya gerekli yardım gönderilememiştir.
 Doğu cephesinde Almanya’ya üstünlük sağlanamadığı için savaş uzamıştır.
 İngiliz ve Fransız gemileri büyük kayıplara uğramıştır.
 Yarım milyona yakın insanın ölmesine neden olmuştur.
 Mustafa Kemal büyük bir üne kavuşmuş, ulusal mücadelenin önderi olarak kabul edilmesinde önemli bir etken olmuştur.
Not: İtilaf Devletleri Bulgaristan’ın savaşa girmesini önlemek için, Makedonya’nın bir kısmını Bulgaristan’a vermek istemişler Yunanistan ile Sırbistan bu duruma razı olmamışlardır.
Osmanlı Devleti, Bulgaristan’ın kendi yanlarında savaşa girmesi için İstanbul antlaşmasıyla aldığı Dimetoka’yı Bulgaristan’a vermiştir. Böylece İstanbul-Berlin hattı ulaşımı sağlanmıştır.

3-Kanal Cephesi
Nedenleri:
1-Mısır’ı İngilizlerden geri almak
2-Süveyş kanalını ele geçirerek
Bu cephe, Almanya’nın planlaması ve desteği ile İngiltere’ye karşı Osmanlı Devleti tarafından açılmıştır.
Sonuçları:
Osmanlı Devleti bu cephede,
1-Arapların İngilizlerle işbirliği yapması
2-Almanya’nın söz verdiği yardımı göndermemesi
3-İklim koşullarının elverişsizliği, İngilizlerin sayı-malzeme bakımından üstün olması ve cepheyi iyi savunmaları sonucunda başarısız olmuştur.
4-Irak Cephesi
Nedeni;
İngiltere’nin, Türk kuvvetlerinin İran’a ve Hindistan’a girmesini önlemek, kuzeye çıkıp karayolu ile Ruslarla birleşme amacını gerçekleştirmek istemesi.
Sonucu:
İngilizler, Güney Irak’a ve Aden’e asker çıkardılar. Kütül-Amare’de Türk kuvvetleri tarafından esir edildiler. Bu başarı uzun sürmedi. Basra’ya yeniden kuvvet çıkaran İngilizler, Bağdat’a kadar ilerlediler.
5-Suriye-Filistin Cephesi
Nedeni:
İngilizler, Süveyş ve Irak cephelerinde yenilerek, Suriye’ye geri çekilen Osmanlı Ordularını tamamen bu bölgeden çıkarmak, Arapları kışkırtarak onların çoğunlukta oldukları bölgeleri nüfuzları altına almak için saldırıya geçtiler.
Sonucu:
Mustafa Kemal komutasındaki Osmanlı Ordusu (7.Ordu) büyük başarılar elde etti. Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalanması ve Mustafa Kemal’in İstanbul’a geri çağrılması sonucunda İngilizler Suriye’yi ele geçirmişlerdir.
6-Diğer Cepheler
Osmanlı Devleti müttefiklerine yardım amacıyla Makedonya ve Galiçya cephelerine de asker göndermiştir. Ancak bu cephelerde de yenilgiler alınmış ve başarı sağlanamamıştır.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SONUÇLARI

3 Mart 19182de Rusya Brest-Litowsk antlaşmasını imzalayarak savaştan çekildi. Kafkas cephesi kapandı. Rusya’nın savaştan çekilmesiyle İttifak devletleri İtilaf devletlerine üstünlük sağladı. ABD’nin savaşa girmesi bu üstünlüğü sona erdirdi. Savaşın sonucu belirlendi.
Savaş ittifak(bağlaşma) devletlerinin yenilgisiyle sonuçlandı. Milyonlarca insan ölmüş, şehirler yakılıp yıkılmıştır.
Avrupa’nın haritası yeniden çizildi, imparatorluklar yıkıldı ve yerlerine yeni devletler kuruldu. Devletlerin yönetim şekillerinde köklü değişiklikler meydana geldi.
Savaşın getirdiği maddi ve manevi zararlar, devletleri barış ve güvenliği sağlamak, devletler arasında çıkabilecek anlaşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla Milletler Cemiyeti kuruldu.
Bu savaş sonunda imzalanan ateşkes antlaşmaları şunlardır:
1-Bulgaristan, Selanik Ateşkes Antlaşması
2-Avusturya-Macaristan, Villaguiste Ateşkes Antlaşması
3-Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)
4-Almanya, Rethandes Ateşkes Antlaşması
Ateşkes antlaşmalarından sonra barış görüşmelerine başlandı.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINI BİTİREN BARIŞ ANTLAŞMALARI

1-Versay Barış Antlaşması (28 Haziran 1919)
İtilaf devletleri ile Almanya arasında imzalanmıştır.
2-Sen Germen Barış Antlaşması (10 Eylül 1919)
İtilaf devletleri ile Avusturya arasında imzalanmıştır.
3-Nöyyı Barış Antlaşması (27 Kasım 1919)
İtilaf devletleri ile Bulgaristan arasında imzalanmıştır.
4-Triyanon Barış Antlaşması (4 Haziran 1920)
İtilaf devletleri ile yeni kurulan Macaristan Krallığı arasında imzalanmıştır.
5-Sevr Barış Antlaşması (10 Ağustos 1920)
İtilaf devletleri ile Osmanlı Devleti arasında imzalanmıştır. Fakat TBMM ile Türk halkının kabul etmemesi  ve bağımsızlık savaşının başarılı olması sonucunda yürürlüğe girmemiştir.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI  SONUNDA OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN DURUMU

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 EKİM 1918)

Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu devletler topluluğu, Birinci Dünya Savaşında yenilince Osmanlı Devleti de savaştan çekildi. İttihat ve Terakki Partisi üyeleri gizlice yurdu terkettiler. Talat Paşanın istifası üzerine iktidara geçen Ahmet İzzet Paşa hükümeti, İngilizler aracılığıyla Anlaşma (itilaf) devletlerinden barış istedi. Bahriye Nazırı Rauf Beyin başkanlığındaki Osmanlı kurulu ile Anlaşma devletleri adına İngiliz Amirali Caltrop , Limni Adasının Mondros limanında yapılan Mondros Ateşkes Antlaşması Mebusan Meclisi tarafından oybirliği ile kabul edilmiştir. İmzalanma nedenleri:
 Almanya’nın yenilmesi, Alman desteği olmadan Osmanlı Devletinin savaşı sürdürecek gücünün olmaması
 Wilson İlkelerinin yayınlanması
 İngilizlerin hoşgörüsüyle daha sonra kârlı bir barış antlaşmasının imzalanacağının sanılması
 Padişahın, İngilizlerin yardımıyla saltanatı ve halifeliği korumak istemesi
Not: Padişah V.Mehmet Reşat Birinci Dünya Savaşının son yılında ölmüş, yerine VI.Mehmet Vahdettin geçmiştir.

Mondros Ateşkesinin koşulları:
1-İstanbul ve Çanakkale Boğazları açılacak ve bu yerlerdeki askeri üsler İtilaf devletlerince işgal edilecektir.
2-Ordu terhis edilecek, orduya ait silahlar, taşıtlar, cephane ve donatım İtilaf devletlerine teslim edilecektir.
3-Donanma İtilaf devletlerinin gösterecekleri limanlarda göz altında tutulacaklardır.
4-Osmanlı Devleti müttefikleriyle olan bütün ilişkilerini kesecektir.
5-Toros tünelleri, İtilaf devletleri tarafından işgal edilecektir.
6-Bütün haberleşme, ulaşım araç ve gereçleri İtilaf devletlerinin denetimi altında bulundurulacaktır.
7-İtilaf devletleri, kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecektir. (7.madde)
8-Anlaşma imzalandığında, Anadolu dışında bulunan Türk askerleri en yakın İtilaf devleti askeri birliklerine teslim olacaktır.
9-Vilayet-i Sitte denilen Doğu Anadolu’daki altı ilde (Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Sivas ve Bitlis) karışıklık çıktığı takdirde İtilaf devletleri bu illerin herhangi bir bölümünü işgal edebileceklerdir.

Antlaşmanın Önemi:
 Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir.
 Kayıtsız şartsız teslim belgesi özelliği taşıyan bu antlaşma, Osmanlı ülkesinin bütünüyle işgal edilmesine elverişli ortam hazırlamaktaydı.
 Boğazların işgali ile Anadolu ve Rumeli bağlantısı kesilecek İstanbul’un güvenliği de tehlikeye düşecekti. Osmanlı Devletinin boğazlar üzerindeki egemenliği sona ermiş olacaktır.
 Ordunun büyük bir bölümü terhis edilip silahlarına el konulacaktı. Bu uygulama ile Osmanlı Devleti, savunma gücünden yoksun bırakılacaktı.
 7.maddenin uygulanmasıyla, Wilson ilkelerine göre Türklerin denetiminde kalması gereken Anadolu toprakları da İtilaf devletleri tarafından işgal edilmiştir.
 24.maddenin uygulanmaya çalışılması sonucunda doğudaki Ermeniler bağımsız bir devlet kurmak amacıyla ayaklanmışlardır.
 Toros tünellerinin işgali, telgraf, telefon ve telsizin denetim altında tutulması ülkenin tümüne yönelik işgalin ilk işaretleridir.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının Uygulanması
Kısa bir süre sonra;
İngilizler: Musul, Antep, Urfa, Maraş, Batum, Kars’ı işgal etmişler, Samsun ve Merzifon’a asker göndermişlerdir.
Fransızlar: Dörtyol, Mersin ve Adana yöreleri ile Afyon’u işgal ettiler.
İtalyanlar: Antalya, Bodrum, Kuşadası, Marmaris, Konya çevresine asker çıkarmışlardır.
13 Kasım 1918’de İtilaf devletleri gemileri İstanbul limanına demir attı. İstanbul fiilen işgal edildi.
Not: İşgaller karşısında padişah VI.Mehmet Vahdettin Kanun-i Esasiye’nin maddesine dayanarak “zorunlu siyası sebeplerden dolayı” Meclis-i Mebusan’ı feshetmiş, böylece meşruti idare süresiz olarak kaldırılmıştır.(21 Aralık 1918)

OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN PAYLAŞILMASI TASARILARI

Anlaşma (itilaf) Devletleri Birinci Dünya Savaşı sırasında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı İmparatorluğunu kağıt üzerinde paylaşmışlardır. Bundan dolayı Mondros Ateşkes antlaşmasının çok ağır koşullar taşıması bir rastlantı değildir.
İngiltere; Fransa ve Rusya aralarında Sykes Pykot Antlaşmasını imzalamışlardır. (1916) Antlaşmaya göre
İngiltere’ye; Ürdün ve Irak,
Fransa’ya Suriye, Kuzey Irak ve Mersin’den Mardin’e kadar uzanan iç bölgeler,
Rusya’ya; Boğazlar ve Doğu Anadolu verildi.
Not: Bu paylaşma planında Rusya’nın Birinci Dünya Savaşından çekilmesiyle değişiklik olmuştur. İtilaf Devletleri Boğazlarda uluslararası bir komisyon kurmayı, Doğu Anadolu’da ise kendilerine bağlı uydu bir Ermeni devleti yaşatmayı planlamışlardır.

PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 Ocak 1919)

Toplanma amacı: İtilaf Devletleri, I.Dünya Savaşından yenik ayrılan devletlerle yapacakları antlaşmaların esaslarını saptamak amacıyla toplanmışlardır. 32 devletin temsilcileri katılmıştır. Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan’la imzalanacak barış antlaşmaları hazırlanmıştır.
Konferans sürerken İngiltere, Batı Anadolu’daki müslümanların, hristiyanları katletmek üzere olduklarını ileri sürmüş ve Rumların sayıca fazla olduklarını bahane ederek Amerikan delegelerini etkilemiş Anadolu’nun paylaşılmasına Yunanistan’ı da ortak etmiştir. Bunun nedenler:
1-İngiltere’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını sürdürmek istemesi
2-Batı Anadolu’da çıkarları bulunan İngilizlerin İtalya’ya güvenememesi, İtalya gibi güçlü bir devlet yerine kukla Yunanistan’ı tercih etmesi
3-Yunanlıların, Ege bölgesinin kendilerine ait olduğu ve bu bölgede nüfus yoğunluğuna sahip oldukları şeklinde propaganda yapmaları
Yukarıda sıralanan nedenler İtalya’nın İtilaf Devletleri’nden kopma sürecini başlattı.

AZINLIKLARIN ÇALIŞMALARI

Anlaşma Devletleri’nin işgalleri Rum ve Ermeni azınlıkları da harekete geçirdi. Anlaşma Devletleri kendi işgallerini nasıl Mondros Ateşkes Antlaşmasına dayandırıyorlarsa; Rum ve Ermeni azınlıklar da Türk yurdundan pay istemek için Wilson ilkelerini kendilerine dayanak aldılar.
Wilson İlkeleri:
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Wilson, savaşa girerken bir bildiri yayınlamıştı. Bu bildiri ile İttifak (Bağdaşma) devletlerine güvenceler vererek savaşın bir an önce bitmesi için bazı temel ilkeler belirleniyordu. Bu ilkelere göre;
1-Savaş sonunda, yenenler yenilenlerden toprak almayacaklar.
2-Yenenler yenilenlerden savaş tazminatı istemeyecekler
3-Anlaşmazlıkları barış yoluyla çözümlemek için uluslararası bir örgüt oluşturulacak
4-Devletler arasında gizli antlaşmalar yapılmayacak
5-Osmanlı Devleti ile ilgili maddesine göre;
 Osmanlı İmparatorluğunun Türk bölgelerine kesin egemenlik tanınmalıdır. Ancak, Türk egemenliğinde yaşayan başka uluslara da kendi kendini yönetme hakkı verilmelidir.
 Boğazlar her devlete açık olmalıdır.
Wilson ilkeleri, Osmanlı Devletinin durumunu belirlemek için nüfus ölçüsünü ortaya atmıştır. İşte Rum ve Ermeni azınlıklar bu ölçüyü kendi çıkarlarına yorumlayarak çalışmalara giriştiler. Hiçbir ilde Rumlar ve Ermeniler çoğunluk oluşturmadıkları halde belli bölgelerde “çoğunluktayız” savlarıyla ortaya çıktılar.

İZMİR’İN İŞGALİ (15 Mayıs 1919)

Paris Barış Konferansında, İngilizlerin isteğiyle Anadolu’nun paylaşılmasına ortak edilen Yunanistan konferansta alınan kararlar gereği İzmir’e asker çıkarıp, işgal etmiş ve binlerce Türkün öldürülmesine neden olmuştur.
Padişah ve İstanbul Hükümetinin işgaller karşısında kayıtsız kalmaları üzerine tüm yurtta işgalleri kınayan miting ve gösteriler yapılmıştır. Yunan ordusunun işgali iç bölgelere kaydırması sonucunda Kuva-i Milliye oluşmaya başlamıştır.
İzmir’in işgali; Türkler arasında birleştirici bir etki yapmış, ulusal bilincin uyanmasına ve hızla yayılmasına neden olmuştur.

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , ,


“Birinci Dünya Şavaşı, sebep ve sonuçları, mondros ateşkes antlaşması” Konusu 3 kere Cevaplanmış

  1. 1. fffffff Says:

    fffffffffffff

  2. 2. rabia Says:

    muhateşanm bir sürü siteye baktım ama hiç birinde doğru cevap yoktu

  3. 3. febe Says:

    ya bune yas yaz bitme z bizim bi yavuz hoça var maşalla 20 sayfa yazı

Yorum Yaz